News - Haberler
Filleri uzaydan sayabilen teknoloji geliştirildi
Bilim insanları bu görüntüleri kullanarak Afrika fillerinin sayısını uzaydan takip etmeye başladı. Dünyadan 600 kilometre uzaktaki bir uydu sayesinde kaydedilen bu görüntüler sayesinde bulutsuz tek bir günde 5 bin kilometrekarelik bir alandaki filleri saymak mümkün.Habere Gitmek için TıklayınBağımsız belediye başkan adayıevindeölübulundu
Bağımsız belediye başkan adayı evinde ölü bulundu Muğla'nın Menteşe ilçesinde 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde bağımsız belediye başkanı adayı olan Cevdet Güven (56), evinde ölü bulundu. Ölümünün şüpheli bulunması üzerine polis ekipleri soruşturma başlattı. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Menteşe'den bağımsız belediye başkan adayı olan emekli imam Cevdet Güven'den, bir süredir haber alamayan yakınları, endişelenerek durumu polise bildirdi. Polis ekipleri Güven'in Karabağlar Yaylası'ndaki evine çilingir yardımıyla girdi. Güven'i yerde hareketsiz gören ekipler durumu sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Güven'in hayatını kaybettiğini belirledi.Cevdet Güven'nin ölümünün şüpheli bulunması üzerine polis ekipleri soruşturma başlattı. Savcının incelemesinin ardından Güven'in cesedi kesin ölüm nedenin belirlenmesi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi./Archive%5C2021%5C1%5C22%5C070615208-bagimsiz-belediye-baskan-adayi-evinde-olu-bulundu_2.jpg DHAQAnon komplo teorisi: Trump'ın kurtarıcıolduğuna inananlar Biden'ın başkanlığınınşokunu yaşıyor
Donald Trump destekçilerinin izlediği temelsiz komplo teorisi QAnon'ın takipçileri, Joe Biden'ın yemin ederek göreve başlaması sonrası aralarında bölünmüş bir görünüm ortaya koyuyorlar.Habere Gitmek için TıklayınCovid: AB, yeni seyahat kısıtlamalarıgetirmeye hazırlanıyor
AB liderleri, Covid-19 salgını nedeniyle vatandaşlarından zaruri olmadıkça seyahat etmemelerini isterken, önümüzdeki günlerde yeni kısıtlamaların yürürlüğe sokulabileceği uyarısı yaptı. Fransa, ülkeye giriş için seyahatten önceki 72 saat içinde alınmış PCR test sonucunu zorunlu hale getiriyor.Habere Gitmek için TıklayınTarım ve Orman Bakanlığı: Bakanlığın, İBB'nin mobil büfeler ile ekmek satışınıyasaklayan talimatıyoktur
Tarım ve Orman Bakanlığı: Bakanlığın, İBB'nin mobil büfeler ile ekmek satışını yasaklayan talimatı yoktur Tarım ve Orman Bakanlığı, 'Tarım ve Orman Bakanlığı mobil araçlarda ve İBB'nin ekmek büfelerinde ekmek satışını yasakladı' iddiası üzerine açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, İBB'nin mobil büfeler ile ekmek satışını yasaklayan bir bildirimi/genelgesi söz konusu değildir" denildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, 'Tarım ve Orman Bakanlığı'nın belediyelere ait araçlarla ve belediyelerin kendi büfelerinde ekmek satışını yasakladı' haberleri üzerine açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Sosyal medya mecralarında ve kimi basın yayın organlarında 'Tarım ve Orman Bakanlığı Mobil araçlarda ve İBB'nin ekmek büfelerinde ekmek satışını yasakladı' iddiası adı altında yapılan haberler ve paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Bu iddialar kamuoyunu yanlış bilgilendirmekle birlikte Bakanlığımızı karalama maksadı taşımaktadır. Nitekim, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından 04.01.2012 tarihinde yayımlanan 'Türk Gıda Kodeksi Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği' ile tüketime sunulan ekmek, ekmek çeşitleri ve ekşi hamur ekmeklerinin tekniğine uygun ve hijyenik şekilde üretim, muhafaza, taşıma ve pazarlanmasına yönelik özellikler belirlenmiştir."Bakanlık, söz konusu talimatın 21.01.2021 tarihinde 'Konutta Ekmek Üretimi Talimatı' başlığı ile yayımlandığını belirterek, Bakanlığa ait İBB'nin mobil büfeler ile ekmek satışını yasaklayan bir talimatının söz konusu olmadığını vurguladı. DHAPolonya’da mutasyona uğramışCovid-19 tespit edildi
Polonya’da mutasyona uğramış Covid-19 tespit edildi Polonya’nın güneyindeki Malopolska bölgesinde bir hastadan alınan kan örneğinde yeni tip koronavirüsün (Covid-19) mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan türüne rastlandığı bildirildi. Polonya Haber Ajansı PAP’ın haberinde, Zlotniki kentinde bulunan GenXone laboratuvarında hastadan alınan numunede İngiltere’de ortaya çıkan virüsün hızlı yayılan türünün tespit edildiği belirtildi.Haberde, hastanın durumuna ilişkin bilgi paylaşılmazken, laboratuvarın Covid-19’un mutasyona uğramış türleri üzerine çalışmalar yürüttüğüne dikkat çekildi.ÜLKE GENELİNDE HIZLI YAYILAN TÜRE YÖNELİK ÇALIŞMAÖte yandan Polonya Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Wojciech Andrusiewic, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, gelecek hafta itibarıyla ülke genelinde mutasyona uğramış Covid-19 türünün ne kadar yayıldığını saptamak ve olası sonuçlarını değerlendirmek üzere bir çalışmanın başlatılacağını söyledi.Polonya’da son 24 saatte 7 bin 152 yeni vaka görülürken, toplam vaka sayısı 1 milyon 457 bin 755’e, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 419 artışla 34 bin 561’e yükseldi. AAAB aşısertifikasınıerteleyecek, gerekli olmayan seyahatleri "daha güçlü" caydıracak
AB aşı sertifikasını erteleyecek, gerekli olmayan seyahatleri "daha güçlü" caydıracak Avrupa Birliği (AB), yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılanacak kişilere "aşı sertifikası" verilmesini erteleme, virüsün daha hızlı yayılan türlerinin ortaya çıkması nedeniyle AB içindeki ve üçüncü ülkelerle yapılacak gerekli olmayan tüm seyahatleri "güçlü şekilde caydırma" kararı aldı. AB üyesi ülkelerin liderleri Kovid-19'a karşı geliştirilen aşıların temini ve dağıtımı, aşı olanlara sertifika verilmesi ve salgının yayılmasına karşı önlemler gibi konuları ele almak üzere video konferans yoluyla toplantı yaptı.Toplantı bitiminde AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile basına bilgi veren AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, koronavirüsün yeni türlerinin Avrupa'da yayılmaya başlamasından endişe duyduklarını, AB içindeki ve AB ile diğer ülkeler arasındaki mecburi olmayan seyahatlerin güçlü şekilde caydırılmasını hedeflediklerini belirterek, risk bölgelerini gösteren haritaya yeni bir kategori eklemeyi önerdiklerini bildirdi."Koyu kırmızı" renkle gösterilecek bölgelerin AB içinde virüsün çok hızlı yayıldığı yerleri ifade edeceğini dile getiren von der Leyen, "Buralardan gelecek kişilerin hem seyahatten önce test yaptırması hem de seyahat sonrasında karantinaya girmesi gerekebilecek." dedi.Von der Leyen, AB sınırları dışından geleceklerden de yolculuk öncesi negatif PCR test sonucu talep edilebileceğini aktardı. Toptan sınırların kapatılmasına karşı olduklarını vurgulayan von der Leyen, iç piyasada malların ve hizmetlerin ulaşımı için sınırların açık kalması gerektiğini söyledi.Von der Leyen, sınırlarını açma veya kapama kararının AB ülkelerine ait olduğunu, Komisyon olarak koordinasyonu üstlenebileceklerini hatırlattı.AŞI SERTİFİKASI ERTELENİYORAşı olanlara seyahat gibi durumlarda avantaj sağlayabilecek sertifika verilmesi meselesinin de liderlerce tartışıldığını anlatan von der Leyen, kişilerin aşılandığını belgelemenin tıbbi bir gereklilik olduğunu ancak bu tür bir belgenin getireceği avantajların çok dikkatlice düşünülmesi gerektiğini vurguladı.Von der Leyen, şunları dile getirdi:"Şu anda göz önünde bulundurmamız gereken farklı değişkenler var. Örneğin, aşılama virüsün aşılanmış kişiden başkalarına bulaşmasını engelliyor mu? Bunu bilmiyoruz. Aşının ne kadar süre etkili olacağını da bilmiyoruz. Ayrıca, henüz aşıya erişimi olmamış kişilerin haklarını nasıl koruyacaksınız? Aşı olmamak için meşru gerekçeleri olan kişilere ne tür alternatifler sunabileceksiniz? Vatandaşların kişisel verilerini nasıl koruyacaksınız? Bunlar cevapsız sorular. Bu yüzden daha sonra, zamanı geldiğinde aşı sertifikası konusunda derinlemesine bir tartışma ve üye ülkeler arasında uzlaşıya ihtiyacımız olacak."YOKSUL ÜLKELERİN AŞIYA ERİŞİMİVon der Leyen, gelecek aşılarla birkaç ay içinde AB nüfusunun yüzde 85'ine karşılık gelen 380 milyon kişiyi aşılayabileceklerini, ihtiyaçtan fazla doza sahip olabileceklerini belirterek, "Daha yoksul ülkeler Kovid-19 aşısına erişimde kendilerini geride kalmış görüyor." diye konuştu.Aşıya erişimi kısıtlı ülkeler için yürütülen Covax programının en büyük destekçilerinden olduklarını söyleyen von der Leyen, "Covax kapsamında yoksul ülkelere büyük miktarlarda aşı gidene kadar bu ülkelerin aşıya erişimini sağlamak amacıyla bir AB mekanizması kurulmasını önerdim." ifadesini kullandı.Von der Leyen, "Bu aynı zamanda bizim de çıkarımıza. Virüs dünyada ne kadar uzun süre kalırsa mutasyon riski de artacak, bizim kendi sağlımız da risk altında olacaktır." dedi.TEDBİRLER KATILAŞABİLİRAB Konseyi Başkanı Charles Michel ise "Kısıtlayıcı tedbirlerin sürmesi ve bazı durumlarda daha da katılaşması gerektiğinin farkındayız." diye konuştu.Virüsün tespit edilen yeni türleri hakkındaki gelişmeleri değerlendirdiklerine işaret eden Michel, yeni türlerinin belirlenmesi ve bu konuda bilgi paylaşımını hızlandırmak gerektiğine dikkati çekti. Michel, "Virüsün mutasyonları konusunda dikkatli olmalı ve bu virüsü zapt etmeliyiz." şeklinde konuştu.Michel, zorunlu olmayan seyahatlerle ilgili tavsiye kararları almayı da değerlendirdiklerini, bu konuda üye ülkeler arasında iş birliği ve koordinasyon sağlayacaklarını ifade etti. Michel, "AB Tek Pazarını kesintiye uğratamayız." değerlendirmesinde bulundu."AŞI ÜRETİCİLERİ TAAHHÜTLERİNE UYMALI"Kovid-19’a karşı çeşitli aşıların geliştirildiğini anımsatan Michel, AB'nin sözleşmelerle çok sayıda dozu garanti altına aldığını hatırlattı. Michel, "Liderler aşılamaların hızlandırılmasını istiyor. Şirketlerin aşı konusunda vermiş oldukları taahhütleri yerine getirmesi gerekiyor." diye konuştu.AB ülkelerinde aşıların nüfuslarla orantılı ve aynı zamanda dağıtılması konusunda liderlerin hemfikir olduğunu ifade eden Michel, "Aşılama sürecini hızlandırmak, gecikmeleri önlemek ve erken dağıtım için tüm imkanları inceleyeceğiz." dedi. AAKömürün başkentinde sobasıyanmadı, soğuktan donarak hayatınıkaybetti
Kömürün başkentinde sobası yanmadı, soğuktan donarak hayatını kaybetti Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde evde tek başına yaşayan Yaşar Sevimci isimli vatandaşın sobasının yanmadığı ve soğuktan donarak öldüğü iddia edildi. Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde evde tek başına yaşayan Yaşar Sevimci'nin soğuktan donarak öldüğü iddia edildi. Olay ilçeye bağlı Ormanlı Beldesi A. Sofular Köyü’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre 46 yaşındaki Yaşar Sevimci’den bir süredir haber alamayan yakınları köydeki komşularına haber verdi. Eve giren komşular Sevimci’yi yerde hareketsiz şekilde buldu. Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine 112 sağlık ve jandarma ekipleri geldi. Sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde ailesinden ayrı yaşayan bir çocuk babası Sevimci’nin hayatını kaybettiğini belirledi.Sevimci’nin evdeki sobasının yanmadığı ve soğuktan donarak ölmüş olabileceği iddia edildi. Ambulansla Ormanlı Belediyesi Cenaze aracına nakledilen Sevimci’nin cansız bedeni otopsi yapılması için Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ne getirildi. Sevimci’nin kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsinin ardından belirleneceği ifade edilirken, olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.İNŞAAT-İŞ SENDİKASI TWİTTER'DAN DUYURDUİnşaat-İş Sendikası, Sevimci'nin hayatını kaybetmesini Twitter'dan duyurdu.İnşaat-İş Sendikası, yaptığı açıklamada, "Kömür Karası Gibi Bir Gün Daha...Kömürün başkenti, her gün yüzbinlerce ton kömürün çıkartıldığı Zonguldak’ta, tek başına yaşayan bir çocuk babası 47 yaşındaki Yaşar Sevimci, soba yanmadığı için donarak öldü." ifadelerini kullandı.Kömür Karası Gibi Bir Gün Daha...Kömürün başkenti, her gün yüzbinlerce ton kömürün çıkartıldığı Zonguldak’ta, tek başına yaşayan bir çocuk babası 47 yaşındaki Yaşar Sevimci, soba yanmadığı için donarak öldü. pic.twitter.com/bpRQBx0H0M— İnşaat-İş Sendikası (@insaatsendika) January 21, 2021 cumhuriyet.com.trYavuz Bahadıroğlu mahlasıyla tanınan Niyazi Birinci hayatınıkaybetti
Türkçe Haberler En Son Başlıklar Yavuz Bahadıroğlu mahlasıyla tanınan Niyazi Birinci hayatını kaybetti Yeni Akit yazarı Niyazi Birinci hayatını kaybetti. Vefat haberini oğlu Mücahit Birinci sosyal medya hesabından duyurdu. Gerçek adı Niyazi Birinci olan Yavuz Bahadıroğlu 1945 yılında Hisarlı, Pazar, Rize’de dünyaya geldi. Köşe yazılarında, kitaplarında Yavuz Bahadıroğlu mahlasını kullanan Birinci, 1971'de İstanbul’da gazeteciliğe başlamıştı.Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef alan yazı ve açıklamalarıyla da tanınan Birinci, Yeni Akit gazetesinde köşe yazarlığını sürdürüyordu. cumhuriyet.com.trÇehov’u yeniden okumak! Feridun Andaç'ın yazısı...
Çehov’u yeniden okumak! Feridun Andaç'ın yazısı... Tolstoy’un seçtiği Çehov öykülerini okurken, bu usta anlatıcının öykü dünyasının zenginliğini bir kez daha derinden hissettim. Öykü türünün insanı anlatmada başat bir anlatım biçimi olmasının bütün özelliklerini bize gösteren Çehov, bu türün kuruluşunda öncü bir yazardır. /Archive/2021/1/22/001926946-ic1.jpgDöneminin aynası olabilen bir yazarın dünyasına baktığımızda, insanın ruhunun derinliklerini dile getirdiği öyküleriyle etkileyici bir anlatı dünyası kurmuş olduğunu gözleriz.Çehov gerçekliği diyebileceğimiz ‘kara-acı’/ ‘ironik söylem’ özelliklerini anlatısına sindirmesiyle bir çığır açtığını söylemeliyiz. Yaşanan ânla yiten zamanın aralığındaki insanın gerçekliğini anlatmada, yaşadığı dönemin tanıklığında durağan gibi görünen hayatların ardındaki toplumsal sanrıyı o incelikli ironisiyle sergiler.DERİN BİR KEDER DALGASIÇehov’un öyküleri kadar oyunlarına da yüzünüzü döndüğünüzde size ilkten derin bir keder dalgası taşır. Üç Kızkardeş’i okurken, eğer kaleminiz elinizdeyse, şu satırların altını çizmeden geçemez, hatta defterinize not etmekten de alamazsınız kendinizi:- “Acısına dayanamayacağım sanmıştım.…oranın her şeyini hatırlıyorum..Doğduğum yer burnumda tütmeye başladı…Moskova’ya gitmek.…kim olursa olsun insan, yorularak, alın teri dökerek çalışmak zorundadır.Mutluluğu, sevinci, hayatının anlamı, amacı yalnızca bunda gizlidir.İşe özlem duymak!Müthiş, güçlü bir fırtına kopmak üzeredir.”Bir süre daha bu notlarınıza devam ederseniz, kaleminizin ucu şunları da kaydedecektir:Çehov deyince aklımıza ilk gelen: Acı. Özlemek. Unutulmak. Avuntu. Umut/iyimserlik. Yakınma. Beklemek…Çehov’un taşraya bakışı ilginçtir. Anlatısında araya giren bir tip / kahraman öyle sözler eder ki; orada durur, söylenenleri yorumlar, üzerinde düşünürsünüz./Archive/2021/1/22/001940149-ic2.jpgYABANCILAŞMA VE GİTMEK İSTEĞİÜç Kızkardeş’teki hayata iyimser bakan Verşinin’nin söyledikleri de önemlidir:- “Şimdilik henüz böyle bir şey yoksa bile, böyle bir yaşayış isteği insanın yüreğinde doğmalı, insan onu beklemeli, onu hayalinde canlandırmalı, ona hazırlanmalıdır.”Onca can sıkıntısı içinde yaşarken hayata yeniden başlamak düşüncesinden söz edebilmek…- “Hayat amma da değişiyor, insan ne kadar da aldanıyor.”Taşrada içte ve dışta yaşamak... İnsanın kendine, insana yabancılaşması… Yakınmak, bıkkınlık ve gitmek isteği…Bunların her biri Çehov anlatılarında insani duygunun birer yansıması olarak karşımıza çıkar. Bugünün, kahramanlarının yaşadığı günün seyrinde olup bitenleri verirken; onların düşüncelerinden geçenleri de yansıtır. Öyle ki; gelecek üzerine bir düşünce uçlanımında dile getirilenler insani gerçekliğin dili olarak da karşımıza çıkar:- “Pekâlâ. Bizden sonra, balonlarda uçacaklar, ceketlerin modası değişecek. Belki de altıncı duyguyu bulup bunu geliştirecekler. Ama hayat, o eziyetli; o esrar dolu, mutlu hayat, yine eskisi gibi kalacak. İnsan bin yıl sonra da yine hep öyle içini çekerek: ‘Ah yaşamak ne zor!’ deyip duracak, bununla birlikte yine, tıpkı şimdiki gibi ölümden korkacak, onu istemeyecek!”/Archive/2021/1/22/002000039-ic3.jpgKURULACAK YENİ HAYATDeğişimden söz eder, üstelik bunu gösterir taşrada o sıkışıp kalmış hayatlarda. Verşinin, bunu dile getirir. Oyunun düşünen karakteridir. Değişimle kurulacak yeni hayattan söz eder. Okuyan biridir, bunun yansıması sözlerine siner: “Yaşlandıkça daha çok öğrenmek istiyorum.”Çehov, her bir anlatısında karşınıza çıkardığı doğrusallıklarla sizi sarsar. Özellikle oyunlarının düşünce yoğunluğu, insana/hayata dair yansıttığı gerçekliklerin yol / yön göstericiliği daha bir önde. Bir de uzun öykülerinde bunu yanını gözleriz: Altıncı Koğuş, Bozkır, Köylüler, Bir Taşralının Öyküsü, Düello, Tatsız Bir Olay, Öylesine Bir Öykü, Bir Yaş Günü; Küçük Köpekli Kadın, Öylesine Bir Hikâye, Karım, Gelgeç Gönüllü…1890-1900 yılları arasında yazdığı öyküler onun yazarlığının dokusunu anlatır her yönüyle. Özellikle Altıncı Koğuş (1892), Küçük Köpekli Kadın (1899), Çukurda (1900) onun düşünce dünyasının kırılma noktasını yansıtan öyküleridir./Archive/2021/1/22/002017836-ic4.jpgDÖNEM RUSYASI’NA AYNA TUTAR“Tolstoyculuk”tan ayrılmıştır. Tolstoy’un kötülükler karşısında “mutluluğu kendi içinde ara” düşüncesinden uzaklaşır, kötülüklerle savaşmak gerektiğini benimser. Bu üç yapıtında da bu düşüncesinin izlerini buluruz.Çehov, dönem Rusyası’na ayna tutar. Bir bakıma zamanın ruhunu yansıtır. Öyle ki, onun kürek mahkûmlarının yaşadığı Sahalin Adası’na yolculuğu, dönemin cehennemini gösteren bir tanıklığı getirir. 21 Nisan 1890’da bu yolculuğa çıkan Çehov adada üç ay kalacaktır. 13 Ekim’de de Sahalin notlarıyla döner. Sibirya’da Sürgünde öyküsü de o izlenimlerle yazılmıştır.Bu yolculuğunun kendindeki yansımalarını bir dostuna anlatırken şunları söyleyecektir: “Artık diyebilirim: Yaşadım. Benden bu kadar. Sahalin gibi cehennemi de gördüm, Seylan Adası gibi cenneti de… Hem kelebekler, böcekler, hem sivrisinekler, hem hamam böcekleri!”Niçin Sahalin? Dostu ve yayıncısı Aleksey Suvorin’e açıklarken, bu sorunun yanıtı onda şöyledir:“Çünkü bugüne dek, şehirlerimizin binlerce verst uzağında bulunan ve birçok insanın kokuşmuş bir yaşam sürdüğü, acı çektiği, öldüğü bu hüzünlü toprak parçasını kimse ziyaret etmedi… Sahalin’deki kürek mahkumları hakkında ne biliyoruz ki? Hiçbir şey… Tek nedeni de, o çöplüğe giden kimsenin geri dönememesi… bu unutulmayı onarma zamanı gelmedi mi sence Aleksey?”Çehov, bize, bizi insan kılan bir bakış kazandırır. Onun insana / topluma dönük anlatı yolculuğundan yansıyanlarda gördüğümüzdür bu. Yansıttığı her durum bir şeyler gösterir, düşündürür, gülümsetip kederlendirir…/Archive/2021/1/22/002033445-ic5.jpgOKUMA ÖNERİLERİAnton Çehov’un öykülerinden seçmeler 6 cilt olarak Mehmet Özgül’ün Rusçadan yaptığı çevirilerle İletişim Yayınları’nca yayımlandı: 1. Albion’un Kızı, 2. Yolunu Şaşıranlar, 3. Kırlarda Bir Gün, 4. Mutlu Son, 5. Kunduracı ile İblis, 6. Düello.Anton Çehov: Sahalin Adası / Çev.: Gulzhanar Sakenova / Kırmızı Yay. / 413 s. / 2013. Üç Kızkardeş, Vişne Bahçesi, Vanya Dayı / Çev.; Ataol Behramoğlu / T. İş Bankası Kültür Yay.Çehov Hatıraları / Peter Sekirin / Çev.: Feyza Akgün / Cümle Yay. / 320 s. / 2017.Çehov’un Sırrı / Wanda Bannour / Çev.: Menekşe Tokyay / Doğan Kitap / 375 s. / 2007Y.Çağdaşlarının Anılarıyla Anton Pavloviç Çehov / Kolektif / Çev.: Mehmet Özgül / İletişim Yay. / 455 s. / 2020,Çehov / Henri Troyat / Çev.: Vedat Günyol / Alfa Yay. / 445 s. / 2016. Feridun AndaçVitrindekiler...
Vitrindekiler... Edebiyat, şiir, öykü, yakın tarih.... Çeşitli alanlardan yetkin kitaplara ilişkin haftanın seçkisi Vitrindekiler'de... /Archive/2021/1/22/001412945-ic1.jpgUğur Mumcu Seti - 1: Hukuk, Devlet, Aşiret / Laiklik Ruhuna Fatiha / Sevr mi? Lozan mı? / Haram Düzeni / Ata’m İzindeyiz / Cumhuriyet Kitapları / 2020.Uğur Mumcu’nun 40 kitaptan oluşan “Bütün Yazıları” dizisinin ilk beş kitabı birinci set olarak Cumhuriyet Kitapları tarafından yayımlandı. “Bütün Yazıları” dizisinin yayımlanan birinci setinde Mumcu’nun şu kitapları yer alıyor: Hukuk, Devlet, Aşiret; Laiklik Ruhuna Fatiha; Sevr mi? Lozan mı?; Haram Düzeni; Ata’m İzindeyiz. Kitaplarında yer alan yazılarında; hukuk, adalet, erk, eşitlik, devlet, ordu, birey, laiklik, laiklikle sorunu olan iktidarların yol verdiği tehlikeler, Türkiye’yi sürüklediği tehlikeli eşik, din sömürüsünün kısa ve uzun vadeli etkileri, devletin hukuksal, siyasal ve ekonomik temel düzenlerinin, dinsel “esaslara göre” değiştirilmesinin bedelleri, ülkeyi bölmek isteyen iç ve dış güçlerin hamlelerini yazıyor ve ömrünü devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmeye adamış ulu önder Atatürk’e sonsuz bağlılığını ortaya koyuyor Uğur Mumcu. Kaynak niteliğindeki bu sette; 1978’den başlayan tematik bütünlüklü yazıları okunduğunda; Uğur Mumcu’nun bugünleri yine yıllar öncesinden dosdoğru öngördüğünü ve uyardığını fark edeceksiniz./Archive/2021/1/22/001423804-ic2.jpgBir Felsefe Feneri / Vehbi Hacıkadiroğlu / Tarihçi Kitabevi / 222 s.Kitap, felsefeci Hacıkadiroğlu’nun 11 Ekim 2019’da doğumunun 100. yıl dönümü nedeniyle Alanya’da yapılan toplantıda konuşmalardan oluşuyor. Değişik üniversitelerin felsefe bölümlerinde öğretim üyelerinin Hacıkadiroğlu’nun felsefi düşün sistemini ortaya koyan görüşlerine yer verilmiş. Kitapta, Mehmet Akay, Erkut Sezgin, Haluk Erdem, Şükrü Argın, İlhan İnan, Mustafa Günay, Hatice Nur Erkızan, Uğur Pişmanlık, Mehmet Akkuyu, Harun Rızatepe, Doğan Özlem, Feyzi Açıkalın’ın yorumları yer alıyor. Hacıkadiroğlu’nun insan anlayışı, Atatürk devrimleri üzerine görüşleri, özgürlük, hukuk, eğitim üzerindeki düşünce ve görüşlerine açıklık getiriliyor./Archive/2021/1/22/001435945-ic3.jpgKafka: Minör Bir Edebiyat İçin / Gilles Deleuze, Felix Guattari / Çev.: Işık Ergüden / Sel Yay. / 144 s.Çalışma; yasaya, suçluluk duygusuna, kaygıya, içselliğe, alegorilere inanmayan, “minör” edebiyatın politik, kolektif ve dilsel gücüyle devrimcileşen bir Kafka’yı kavramayı amaçlıyor. Deleuze ve Guattari, sistem eleştirisi denilince de ilk akla gelen yazarlardan Franz Kafka’yı hem Almanca yazması hem de kullandığı kelimeler, metaforlar, simgeler ve semboller üzerinden politik bir bakış açısıyla okuyarak, yarattığı dilin toplumsal makineleri nasıl parçalayıp dağıttığını ortaya koyuyor. /Archive/2021/1/22/001447710-ic4.jpgMeraklı Adamın On Günü / Mehmet Eroğlu / İletişim Yay. / 260 s.Korona günlerinde, maske karaborsaya düşmüş ve halk korkuyla eve kapanmışken, Yansın Bu Du¨nya mahlaslı TikTok fenomeni genç bir kadın gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Bu kayboluşla birlikte sosyal medyanın sanal âlemi ile gerçek hayatın acımasız yüzü arasındaki esrar perdesi aralanmaya başlar... İletişim Yayınları’nın, Mehmet Eroğlu’nun İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü ile başlattığı polisiye kurgu serisinin yeni halkası Meraklı Adamın On Günü’nde; eski avukat Sadık Demir, bu kez gizemli bir şekilde kaybolan bir kadının peşine düşerken sosyal medya dünyasıyla gerçek dünya arasındaki perdeyi de aralıyor./Archive/2021/1/22/001506663-ic5.jpgYeryüzünde Bir An İçin Muhteşemiz / Ocean Vuong / Çev.: Deniz Koç / Harfa Yay. / 256 s.Şair Ocean Vuong, yirmili yaşlarında bir oğulun okuma yazma bilmeyen annesine hitaben yazdığı bir mektup formundaki bu ilk romanında, Vietnamlı bir ailenin ırkçı şiddetin kol gezdiği beyaz Amerika’daki hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Bu geçmişe dönüşler ve sorularla dolu mektubun “Küçük Köpek” takma adlı yazarı, kendi kimliğini keşfetme macerasıyla ailesinin Vietnam Savaşı’nın damga vurduğu hikâyesini iç içe geçirirken, yaşamının daha önce annesinden sakladığı taraflarını da paylaşıyor./Archive/2021/1/22/001520230-ic6.jpgBütün Günlerin Akşamı / Jenny Erpenbeck / Çev.: Regaip Minareci / Can Yay. / 272 s.İnsan kaç kere ölebilir? Ölüm ânı gelip çattığında kimdir? Bütün Günlerin Akşamı; küçük tesadüflerle başka zamanlara, başka mekânlara sürüklenen, bir yanıyla hep aynı ama aslında farklı yaşanan tek bir yaşamın yolculuğu. Jenny Erpenbeck, okuru 20’inci yüzyıl boyunca Galiçya’dan Viyana’ya, Moskova’dan Berlin’e uzanan farklı kültürel coğrafyalarda, farklı siyasal iklimlerde, tek bir ömrün kucaklayabileceği olası yaşamlarda dolaştırıyor./Archive/2021/1/22/001534745-ic7.jpgKira Kiralina / Panait İstrati / Çev.: Bertan Onaran / Türkiye İş Bankası Kültür Yay. / 136 s.1924 tarihli Kira Kiralina, Istrati’nin ilk yapıtlarından. Adrien Zograffi adlı kahramanının adını taşıyan dizinin bu ilk kitabında yazar; Tuna Nehri’nden Kahire’ye uzanan bir coğrafyanın insanlarını canlı portreler halinde betimliyor. Adrien’in Stavro’yla karşılaşmaları üzerinden, mülksüz, yurtsuz bir insan için özgürlüğün ve ahlakın anlamını tartışıyor. Istrati Doğu’yu toz pembe bir masal halinde değil, geleneksel devlet, aile, cinsiyet bağlarının dışındaki insanların bitimsiz dayanak arayışlarından kesitlerle sunuyor./Archive/2021/1/22/001548495-ic8.jpgYeni Sağ Radikalizmin Veçheleri ve Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir? / Theodor W. Adorno / Çev.: Şeyda Öztürk, Tarhan Onur / Metis Yay. / 88 s.Kitapta Adorno’nun “Yeni Sağ Radikalizmin Veçheleri” (1967) başlıklı konferans metni, yakından ilgili daha erken bir konferansı, “Geçmişin İşlenmesi Ne Demektir?”in (1954) metniyle sunuluyor. Her iki yazısında Adorno, savaş sonrası dönemde demokratik ortak temsil ile sermayenin yoğunlaşma eğilimi arasındaki yapısal karşıtlığın devam ettiğini, bu nedenle milliyetçi ve faşist hareketlerin sürdüğünü vurguluyor, onlardan “kendi kavramsal içeriğinin hakkını bugüne kadar tam anlamıyla verememiş bir demokrasinin yara izleri” olarak söz ederek, radikal sağ propagandanın başvurduğu hileleri ve yenilginin toplumda yol açtığı narsisist incinmenin izlerini ele alıyor./Archive/2021/1/22/001607698-ic9.jpgJane Eyre Olmak / Sheila Kohler / Çev.: Mine Atafırat / Kırmızı Kedi Yay. / 232 s.1846’da Charlotte Brontë hasta babasına bakarken, paylaştıkları odanın kuytusuna çekilmiş, genç, yaşamda kendine bir amaç ve yer edinmeye çalışan, yanında çalıştığı adama delicesine âşık, yoksul ve tutkulu bir mürebbiye üzerine bir roman yazmaya koyulmuştur. Yapıt, Güney Afrikalı yazar Sheila Kohler’in penceresinden bir yanıyla Jane Eyre’in, bir yanıyla da yazarı Brontë’nin hikâyesi. Kohler, Brontë ailesine ait mektuplardan, haklarında yazılmış yaşam öyküleri ve bizzat kendilerinin yazdığı edebi yapıtlardan yola çıkarak, gerçek ile kurmacayı iç içe geçiriyor./Archive/2021/1/22/001624276-ic10.jpgKış / Ali Smith / Çev.: Seda Çıngay Mellor / Kafka Kitap / 256 s.Mevsimlerden kış. Herkesin kendi iç dünyasına döndüğü, eteklerdeki tüm taşların döküldüğü bir zaman. Ali Smith, Mevsim Dörtlemesi’nin ikinci kitabında dört farklı yaşamı tek bir eve davet ediyor. Kapıları kapatıp bir malikâneyi karküresi gibi sallıyor. Nihayetinde geçmiş geleceğe bürünürken gerçek açığa çıkıyor. Kış, Smith’in mizah ve ciddiyetin, toplum ve siyasetin, düzen ve baskının el ele verdiği umutla harmanlanmış bir hikâye./Archive/2021/1/22/001640463-ic11.jpgOrdulaşan Devletler - Devletleşen Ordular / Bekir Bülend Özsoy / E Yay. / 400 s.Orduları politik yapan nedir? Siyasete bulaşmaları mı yoksa siyasetin onlara bulaşması mı? Bekir Bülend Özsoy, Ordulaşan Devletler Devletleşen Ordular’da bu sorunun peşinde İngiliz topraklarından Samuray diyarına kadar uzanıyor... Rusya, İtalya, Amerika, Fransa, Almanya derken, Dünya neredeyse tüm milletleri içine alan bir savaş alanına dönüşüyor. Orduların askeri yapısını incelerken dönemin toplumsal ve siyasi yapısına da yer veren Özsoy, ordu ve siyasi iradenin birbirlerinin yetki alanlarına müdahalesinin olası sonuçlarına ilişkin kritik tespitlerde bulunuyor./Archive/2021/1/22/001702807-ic12.jpgAnlama Arzusu - Modern Türk Edebiyatı Üzerine Yazılar / Mustafa Kurt / Çolpan Kitap / 188 s.Anlama Arzusu, modern Türk romanı ve hikâyesi üzerine yazılmış kapsamlı yazılardan oluşuyor. Sait Faik Abasıyanık’tan Ahmet Hamdi Tanpınar’a, Necip Fazıl Kısakürek’ten İlhami Bekir Tez’e, Celâl Nuri İleri’den Abdülhak Şinasi Hisar’a, Hüseyin Su’dan Bekir Şakir Konyalı’ya kadar farklı yazarların metinlerine bir “anlama arzusu” ile yaklaşılan yazılarda, metnin kurucu ögeleri ile anlam ilişkileri sorgulanıyor. Varoluşçuluk ve Türk edebiyatı, Modernizm ve Gerçeküstücülük, edebî metinde tamamlanmamışlık, gelenek ve modernlik, toplumsal kimliğin inşası, anlatının dili ve anlatıcının sesi gibi konu ve sorunlar, metinler üzerinden irdeleniyor. cumhuriyet.com.tr