News - Haberler
Zirve Yayınevi davasının gizli tanığıİlkerÇınar, FETÖkumpasınınasıl kurduklarınıanlattı
Zirve Yayınevi davasının gizli tanığı İlker Çınar, FETÖ kumpasını nasıl kurduklarını anlattı FETÖ'nün talimatıyla, kendilerinden olmayan askerleri engellemek ve örgüt mensubu askerlerin önünü açmak için "İhbar mektupları" gönderilmesine ilişkin 10 sanık hakkında hazırlanan Zirve Yayınevi kumpas iddianamesi kabul edildi. FETÖ’nün Zirve Yayınevi davasındaki gizli tanığı İlker Çınar, TSK'ye nasıl kumpas kurduklarını tek tek itiraf etti. Kumpas sonucu 1,5 yıl hapis yatan emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un avukatı İlkay Sezer konuyla ilgili Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu. Zirve Yayınevi katliamı, kumpasların, cinayetlerin ve terör örgütünün iç içe geçtiği bir dava olarak tarihe geçti. Malatya’da, 18 Nisan 2007’de düzenlenen saldırıda, iş yerinde çalışan Alman Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek öldürülmüştü. Gizli tanık ile dava “Ergenekon” soruşturması kapsamına alınmıştı.FETÖ'nün talimatıyla, kendilerinden olmayan askerleri engellemek ve örgüt mensubu askerlerin önünü açmak için "İhbar mektupları" gönderilmesine ilişkin 10 sanık hakkında hazırlanan kumpas iddianamesi ise dün kabul edildi.FETÖ KUMPASI OLDUĞUNU İTİRAF ETTİİddianamede yer alan en dikkat çeken isim ise FETÖ’nün davadaki gizli tanığı İlker Çınar’dı. Bir dönem papaz olan ardından Müslümanlığa geçen Çınar, emekli Albay Mehmet Ülger ve emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un da aralarında bulunduğu askerlere, firari FETÖ’cü savcı Zekeriya Öz’ün talimatıyla kumpas kurmuştu. Hurşit Tolon 1,5 yıl cezaevinde yatmıştı.Çınar, TSK’ye yönelik kumpası itiraf ederken, yalan beyanlarda bulunduğunu, Zekeriya Öz ve FETÖ’cü polislerin talimatlarını gerçekleştirdiğini söyledi./Archive/2021/2/25/164436537-53c759e261361f248cb0d8d7.jpg(Gizli tanık İlker Çınar)“AMAÇ BAŞINDAN BERİ ÇOK AÇIKTI”Orgeneral Hurşit Tolon’un avukatı İlkay Sezer konuyla ilgili Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, “Amaç başından beri çok açıktı, şu anda ihraç edilen savcı ve hakimler bu davayı örgütün menfaatleri doğrultusunda bir yere taşıdılar” dedi.Sezer, kumpasın ortaya çıktığını, askerlerin iftira ile hapse atıldığını söyledi ve “Kumpası kuran hakim ve savcılar da Yargıtay’da yargılanıyor. Şimdi bu iftiracılar yargılanacak. Bu yargılamaları da yakından takip edeceğiz” diye belirtti./Archive/2021/2/25/165324220-basliksiz-1.jpg(İlkay Sezer-Hurşit Tolon)ASKERLİKTEN FİRAR ETTİ PAPAZ OLDUŞimdi iddianamede yer alan Çınar’ın itiraflarına göz atalım.İddianamede, 27.10.202 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’na ifade veren İlker Çınar, eski bir asker olduğunu fakat mesleğini sevmeyip firar ettiğini ardından Kırklareli Askeri Cezaevi’nde 63 gün yattığını anlattı. 1995 yılında merakı sonucunda Hristiyan olduğunu söyleyen Çınar, İncil okuluna gittiğini, papazlık yapabilecek bir diploma aldığını belirtti.Çınar daha sonra, Tarsus’ta Amerikan misyoner Thomas Tofilon’un desteğiyle Uluslararası Protestan Kilisesi'ni kurduğunu ifade etti. Tofilon ise daha sonra Çınar’ın şikayetiyle tarihi eser kaçırdığı gerekçesiyle ceza aldı ve ABD’ye kaçtı.BEYANLARIN YALAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ: “İŞKENCE ALTINDA VERDİM”Kumpasa giden yol ise buradan sonra başladı.Olayın ardından “Afaroz” edildiğini söyleyen Çınar, tekrar Müslüman olduğunu ardından Abdullah Atılgan adlı Jandarma İstihbaratı’nda görevli biriyle tanıştığını belirtti.Çınar’ın anlattıklarına göre, Abdullah Atılgan ve yanındakiler misyonerleri bulmak için devlet tarafından görevlendirilmiş kişilerdi.Çınar ifadesinin devamında, misyonerlik faaliyetleri ile ilgili “İstihbari çalışma" adı altında Mehmet Ülger, Haydar Yeşil, Abdullah Atılgan, Ruhi Abat adlı şahıslarla sık sık görüştüğünü anlattı. Çınar, görüşmeler sırasında kendisine Zirve Yayınevi davasında yer alacak numaralar verildiğini ifade etti.Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili yalan beyanları üzerine itiraflarda bulunan Çınar şöyle devam etti:“Benim kesinlikle bu kişilerin Zirve Cinayeti ile ilgili olduklarına dair bilgi belgem bulunmamaktadır ve bu kişilerin cinayetle alakası olduğuna ilişkin vermiş olduğum tüm beyanlarım yalandır. Bana sormuş olduğunuz bana ait ifade tutanakları, duruşma tutanaklarındaki beyanlarımı FETÖ'nün elinde esir olmam nedeniyle işkence, darp ve cebir altında verdim. Ben kesinlikle Zirve Yayın evi cinayetinin kim tarafından nasıl işlendiği, kimlerin azmettirdiği konusunda herhangi bir bilgim yoktur.”“SİZ KİMSİNİZ” DİYE SORDU “BİZ DEVLETİZ” YANITI ALDIÇınar ifadesinin devamında, FETÖ’cü polis ve savcıların tehditle ifadesini imzalattığını iddia etti.Çınar, 2008 yılında silahlı kişiler tarafından, firari FETÖ’cü Adem Yavuz Arslan hakkında konuşmaması üzerine tehdit edildiğini öne sürdü.Çınar, yazılarının ve söylemlerinin Fehullahçıları rahatsız ettiğini, 2010 yılında Mersin’de 4 kişi tarafından dövüldüğünü belirtti. Çınar, kendisine saldıranların “Sen akıllanmayacaksın” dediğini, “Siz kimsiniz” diye sorduğunda ise “Biz devletiz” yanıtını aldığını anlattı.Çınar devamın şu çarpıcı ifadeyi verdi:“'Devletiz' demeleri nedeniyle kimi kime şikayet edeceğiz şeklinde düşündüm ve şikayetçi olmadım. Bu olaydan yaklaşın 10 gün sonra yine 2010 yılının Haziran ayı içerisinde bana vuran iki kişi ile araçta bulunan diğer iki kişiyi Tarsus ilçesi Büyük Park da gördüm. Bu şahısları görünce beni takip ettiklerini düşündüm. Bana ilk yumruk atan şahıs bana hitaben ‘Dersini aldın mı, devletle çalışacak mısın’ şeklinde söyledi. Ben de korkmam nedeniyle ‘Evet devletle çalışacağım’ şeklinde söyledim.”“TALİMATLARI” YERİNE GETİRDİİlker Çınar kendisini “Devlet” olarak tanıtan kişilerden flash bellek aldığını, belgeleri çıkarıp Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve Başbakanlığa verdiğini itiraf etti.ZEKERİYA ÖZ İLE BULUŞTUİlker Çınar, 20-24 Aralık 2010 tarihinde İstanbul TEM Şube’de ifadeye çağrıldığını ve burada FETÖ’cü polisler tarafından tehdit edildiğini söyledi.Çınar ifadede yaşananları ve Zekeriya Öz ile olan karşılaşmasını anlattığı satırlar iddianamede şöyle yer aldı:“İstanbul'a otobüsle gittim. Esenler Otogarı'nda beni Nejat Aksu isimli polis memuru beni karşıladı. Daha sonra beni otogardan alarak hiç bir şey konuşmadan Vatan Caddesi'nde yer alan emniyet binasına götürdü. Emniyet binasında Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne girdik. Burada Polis Memuru Nejat Aksu bizi 'Komiserim' diye hitap ettiği ve sonradan komiser olduğunu öğrendiğim Hüseyin Özkan isimli kişinin yanına götürdü ve Hüseyin Özkan ile görüşmeye başladım. Burada Hüseyin Özkan bana hitaben 'Sen Ergenekon davasında şüphelisin, Zirve Yayın Evi cinayeti davasında şüphelisin, bununla ilgili ifade vereceksin' şeklinde söyledi. Ben de bunun üzerine Hüseyin Özkan'a hitaben 'Ben Fetullahçıların açmış olduğu kumpas davalarına bir cevap vermem' şeklinde söyledim.‘BİZ SENİ KONUŞTURMASINI BİLİRİZ’Bunun üzerine Hüseyin Özkan isimli şahıs bana hitaben ‘Biz konuşturmasını biliriz’ şeklinde söyledi ve bana tokat attı. Daha sonra bana hitaben ’Senin kurtuluşun yok, ya konuşursun ya konuştururuz, ya da dediğimizi yaparsın ve ölmezsin yaşarsın’ şeklinde söyledi. Ben Hüseyin Özkan ile konuşmaya devam ederken odada Nejat Aksu’da vardı ve akabinde odaya Hüseyin Özkan’ın 'Müdürüm' diye hitap ettiği Oğuzhan Ceylan geldi. Oğuzhan Ceylan isimli şahıs bana hitaben 'Sen konuşmasan da olur, dediklerimizi yap, akıllı ol' şeklinde söyledi. Daha sonra bulunduğumuz odanın yanında bulunan Kazım Aksoy diye hatırladığım ve TEM Şube Müdürü olan kişinin odasına götürdüler. Buraya gittiğimde Kazım Aksoy'un masasında Zekeriya Öz oturuyordu. Kazım Aksoy da ayakta bekliyordu. Bu odaya benimle birlikte Oğuzhan Ceylan, Nejat Aksu ve Hüseyin Özkan da geldi. Bu esnada Zekeriya Öz bana hitaben ‘Gel gel' diyerek karşısında durmamı istedi.Karşısında durduktan sonra bana hitaben ‘Sen kendini kurtaramazsın, ben seni bir şekilde zaten alacaktım, bak bu şekilde geldin, biz devletin kendisiyiz, bu pisliklerden kurtulacağız, bu memurların yazacakları, çizecekleri şeyleri imzalayacaksın' şeklinde söyledi. Bunları söyledikten sonra beni Zekeriya Öz'ün odasından aldılar ve yan odaya geçirdiler. Yan odaya geçtikten sonra biri çay getirdi. Bu kişinin adını soyadını bilmiyorum. Çaycı mıdır polis mi ondan emin değilim. Ancak bu çay getiren şahıs bana hitaben ‘Bak kardeş, kendini kurtaramazsın, bu adamlar ne diyorsa he de geç git, bunlar canını yakar’ şeklinde söyledi. Çaycı gelip bu lafları söylediğinde çaycı ve benim dışımda odada kimse yoktu. Çaycı gittikten sonra odaya Hüseyin Özkan geldi ve bana hitaben 'Senin ifadeni alacağız, senin konuşmana gerek yok, hepsi hazır zaten’ şeklinde söyledi ... Hüseyin Özkan bana hitaben '’Senin ifadeni alacağız, senin konuşmana gerek yok, hepsi hazır zaten’ şeklinde söylemesi üzerine ben de görmüş olduğum cebir, şiddet ve darp olayından dolayı korkarak ne derlerse yapmaya karar verdim. Benim ne söylerlerse yapacağımı beyan ettiğim hususu Zekeriya Öz'e bildirilmiş. Zekeriya Öz tekrardan beni Kazım Aksoy’un odasına çağırdı. Hüseyin Özkan beni Kazım Aksoy’un odasına götürdüğünde odada Kazım Aksoy, Zekeriya Öz, Oğuzhan Ceylan ve Kenan isimli şahıs vardı. Kenan isimli şahsın polis olduğunu düşünüyorum. Kenan uzun boylu ve sarışındı. Bu şahsı görsem teşhis ederim. Zekeriya Öz'ün yanına gittiğimde bana hitaben sert bir üslupla ‘Bundan sonra seninle ilgilenecek olan Kenan, bütün irtibatlarını Kenan’la sağlayacaksın’ şeklinde söyledi. Daha sonra Hüseyin Özkan ve Kenan isimli şahısla birlikte tekrardan yan odaya geçtim. Bu odada bana hazırlanmış bir ifade.” Furkan KarabayAltının kilogramıne kadar oldu?
Altının kilogramı ne kadar oldu? Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası'nda (KMKTP) standart altının kilogramı 417 bin 200 liraya yükseldi. /Archive/2021/2/25/165720592-kilo-altin.jpgAltın piyasasında, en düşük 414 bin 300 lirayı, en yüksek ise 417 bin 200 lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 417 bin 200 liradan tamamladı.KMKTP'de, altında gerçekleşen toplam işlem hacmi 1 milyar 75 milyon 240 bin 355,64 lira, işlem miktarı ise 2.611,12 kilogram oldu.Tüm metallerdeki toplam işlem hacmi ise 1 milyar 79 milyon 536 bin 198,04 lira oldu.Altın borsasında bugün en fazla işlem gerçekleştiren kurumlar Kuveyt Türk Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası, İstanbul Altın Rafinerisi, NMGlobal Kıymetli Madenler, Yapı Kredi Bankası şeklinde sıralandı.Bugünkü işlemlere ilişkin veriler şöyle: /Archive/2021/2/25/165735748-25.png cumhuriyet.com.trArka Sokaklar kadrosunaüçyeni isim
Arka Sokaklar kadrosuna üç yeni isim Arka Sokaklar dizisinin kadrosuna üç yeni isim katıldı. Dizide Yılan Hikayesi dizisiyle hafızalara kazınan Neriman Uğur konuk oyuncu olarak dahil olacak. 15 yıldır ekranlara gelen Arka Sokaklar dizisine üç yeni isim daha katıldı.Dizinin bu Cuma (26 Şubat) ekrana gelecek olan 579’uncu bölümünde Emre Fakıoğlu ve Şekip Taşpınar izleyicisi karşısına çıkacak. Genç oyuncu Emre Fakıoğlu, Halis karakterine Şekip Taşpınar ise Medar karakterine hayat verecek.Ünlü oyuncu Neriman Uğur ise Nevbahar Pamiroğlu karakteriyle 581’inci bölümde misafir oyuncu olarak diziye dahil olacak./Archive/2021/2/25/165056784-0-tgxb.jfif cumhuriyet.com.trKripto ve dijital para piyasasındaşikayetler büyüyor
Kripto ve dijital para piyasasında şikayetler büyüyor Kripto ve dijital para piyasasında şikayetler büyüyor. Bu paralarla ilgili 2020’de en çok şikayet edilen ay nisan olurken, 2021’in ikinci ve beşinci haftasında şikayetler arttı. Şikayetvar’a göre, kripto-sanal-dijital para borsasıyla ilgili şikayet artış oranı yüzde 912 oldu. /Archive/2021/2/25/165027268-kripto-para-ethereum.jpgŞikayetvar’a göre, kripto-sanal-dijital para borsasıyla ilgili şikayet artış oranı yüzde 912 oldu. Transfer işlemlerinin yavaş olması ve hesap kapatma işleminin yapılamaması öne çıktı. Dünya Ekonomik Forumu tarafından yapılan araştırmaya göre, nüfusa oranla en çok kripto para kullanan ülkeler arasında yüzde 16 ile dünyada 4’ncü, Avrupa’da ise ilk sırada yer alan Türkiye’de konuyla ilgili şikayet artışı da zirve yaptı. Bu durum Şikayetvar verilerine de yansıdı. Şikayetvar verilerine göre kripto-sanal-dijital para borsasıyla ilgili 2018’de 2 bin 40, 2019’da 734, 2020’de 7 bin 425 şikayet geldi. Bu yatırım aracıyla ilgili 2019 -2020 verilerini karşılaştıran Şikayetvar’a göre, kripto-sanal-dijital para borsasıyla ilgili şikayet artış oranı yüzde 912 oldu. Kripto paralarla ilgili 2020’de en çok şikayet edilen ay nisan olurken, 2021’in ikinci ve beşinci haftasında şikayetler zirve yaptı.HAFTALIK ORTALAMA ŞİKAYET SAYISI 10562021’in şubat ayıyla 2020’nin aynı dönemi karşılaştırıldığında kripto parayla ilgili şikayet arttı. Şikayetvar verilerine göre bu yatırım aracına dair geçtiğimiz yıl, haftada ortalama 139 şikayet gelirken, 2021’de haftalık ortalama şikayet sayısı 1056’lara ulaştı. ŞİKAYETLERDEN ÖRNEKLER ŞÖYLE:AYNI TUTARDAKİ İŞLEME FARKLI KESİNTİLER UYGULANDI Aynı gün yaptığım alış-satış işlemlerinden yüksek komisyon ücretleri alındı. Aynı kripto para birimiyle aynı gün içinde aynı tutarda alış-satış işlemi yapıyorum. Bir işlemden 4 lira alırken diğerinden 8 lira komisyon kesiyor. Kafasına göre farklı farklı kesintiler yapılmış.ONAY KODU GELMİYORPara çekim işlemim sırasında telefonuma onay kodu gelmiyor. Dolayısıyla para çekme işlemimi gerçekleştiremiyorum. Mail yazarak sorunumu ifade ettim ancak geri dönüş alamadım.PARA ÇEKMEDEKİ GECİKME İNSANI KORKUTUYOR Kripto para alım satım uygulamasından para çek komutu verdim acil paraya ihtiyacım var ama işlem onaylanmıyor. Para yatırırken maksimum 2 dakikada işlem gerçekleşirken para çekmede böyle problem olmamalı hem güven sarsıyor hem insan korkuyor.Çektiğim kripto param onaylandı olarak gözükmesine rağmen param hala yatmadı. Saatlerdir bekliyorum. Param nereye gitti nasıl bir uygulama desteğe yazdım hala cevap yok hak mı yiyorsunuz anlamadım. Alırken hemen alıyorsunuz verirken niye vermiyorsunuz?KRİPTO PARAMI SATAMIYORUM Uygulamadan belli bir miktar kripto para aldım. Ancak aldığım kripto paranın üstünde hiçbir emir/engel vesaire olmamasına rağmen satamıyorum.BORSA YÜKSELİNCE SİSTEMİ KAPATIYORLAR Borsanın yükseldiği anda sistemlerini kapatıp işlem yapılmasını izin vermeyen firma beni çok büyük zarara uğrattı. Lütfen artık biri bunlara bir dur desin. Ben ve benim gibi birçok insan mağdur olduk!Ne zaman kripto para piyasası hareketlense sistemi hemen kapatıyorsunuz. Orada tüketicilerin binlerce TL parasını riske atıyorlar. Bu sistemi kapatmaya katiyen hakkınız yok.Yüklenen coinin en tepesindeyken site erişime engellenerek müdahale etmemiz engelliyor. Burada usulsüzlük açık. Konuyla ilgili desteğinizi bekliyorum.10 BİN DOLARLIK YATIRIMIM GÖRÜNMÜYOR Hesabımdaki hiçbir kripto para gözükmüyor, hiçbir şekilde iletişime geçemedim. 10 bin dolarlık yatırımım vardı. Hiçbir şey gözükmüyor bunun sebebi nedir? Bu kadar sağlam bir sitede ilk defa böyle bir sorun yaşıyorum. Kripto para alım satımı yapıyorum. Kaç defa denedim ve gözlemledim. Ben kripto parayı almadan önce hızlı hızlı artıyor, ama ne tesadüftür ki her alımdan sonra bu yükselmeler duruyor ya da hızlıca düşüyor. Bunun tesadüf olmadığını düşünüyorum.Kaynak: Odatv.com cumhuriyet.com.trEnis Berberoğlu'nun fezlekeye itirazının reddineüst mahkemeden de ret
Enis Berberoğlu'nun fezlekeye itirazının reddine üst mahkemeden de ret CHP'li Enis Berberoğlu, dokunulmazlığının kaldırılması için hazırlanan fezlekenin yeniden düzenlenmesi talebinin reddedilmesine yaptığı itiraz üst mahkemece reddedildi. İtirazı değerlendiren İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nce oy birliğiyle alınan kararda, "İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin hazırlamış olduğu fezlekede iddianameye, daha önce yapılan yargılamadaki safahate ve Anayasa Mahkemesinin kararına yer verildiği, fezlekenin iddianamede anlatılan eylem üzerinden değerlendirileceği anlaşıldığından, bu itibarla İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 11 Şubat 2021 tarihli ek kararında gösterilen gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu" kaydedildi. Kararda, bu nedenle Enis Berberoğlu'nun avukatlarının itirazlarının reddedildiği belirtildi. OLAYIN GEÇMİŞİİstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM kararları doğrultusunda Berberoğlu'nun yeniden yargılanması ve infazın durdurulmasına karar verilerek dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke hazırlayarak 9 Şubat'ta Adalet Bakanlığı'na göndermişti. Ancak Enis Berberoğlu'nun avukatları 11 Şubat'ta, fezlekede üç ayrı suça yer verildiğini, Berberoğlu'nun sadece Yargıtayca onanmış olan Türk Ceza Kanunu'nun 329. maddesi uyarınca "Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama" kapsamında yargılanabileceği gerekçesiyle yeniden fezleke düzenlenmesini talebiyle itirazda bulunmuştu. İtirazı değerlendiren mahkeme ise bu talebi 12 Şubat'ta "düzeltilecek bir husus bulunmadığı" gerekçesiyle oybirliğiyle reddetmişti. Enis Berberoğlu'nun avukatları Yiğit Acar ve Murat Ergün, üst mahkeme olan İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere itirazda bulunmuştu. İtiraz dilekçesinde, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince düzenlenen 9 Şubat tarihli fezlekenin yeniden düzenlenmesine ilişkin ret kararının kaldırılması ve yeniden fezleke düzenlenmesi talep edilmişti. (DHA)Muzafferİlhan Erdost,ölümünün birinci yılında unutulmadı
Muzaffer İlhan Erdost, ölümünün birinci yılında unutulmadı Sol Yayınları’nın kurucusu ve 12 Eylül darbesi sonrası Mamak Cezaevi’nde gözaltında dövülerek öldürülen Onur Yayınları’nın sahibi İlhan Erdost’un ağabeyi olan şair, yazar ve insan hakları savunucusu Muzaffer İlhan Erdost, ölümünün birinci yılında unutulmadı. /Archive/2021/2/25/162804967-794b4691-d99b-4bbc-b346-7bcad5f72394.jpgErdost’un ailesi, yakınları ve sevenleri, Erdost’u gömütü başında andı. Anmaya, Erdost’un kızı Suları Erdost, İlhan Erdost’un kızları Türküler Erdost ve Alaz Erdost, yazar Oğuz Gemalmaz, fotoğraf sanatçısı Mehmet Özer, şair Murat Koçak, şair Çetin Öngen, yazar Ayşe Kaygusuz Şimşek ve gazetemiz yazarı Işık Kansu katıldı. Türküler Erdost, yazar Ali Ekber Ataş’ın anmaya gönderdiği mesajı okudu. Ataş, mesajında, “Muzaffer İlhan Erdost, toplumcu yazın ve düşün dünyamızda marksist kültürü yaratmıştır. Deyimin tam karşılığı şu olsa gerek: Tek başına bir okul, ki yüreğimdeki akıldır Muzaffer Abi” ifadelerini kullandı. Türküler Erdost, Ataş’ın mesajının ardından Erdost için yazdığı “Canım amcam” şiirini, Alaz Erdost da Muzaffer İlhan Erdost’un yaşamını yitirmesinin hemen ardından kaleme aldığı yazıyı okudu.‘Adı her santimetrekareye yazıldı’Şair Mehmet Özer ise Kovid-19 sürecinde dışarı çıkmadığını belirterek, “Bugün buraya gelmeseydim kendimi yaşayan ölü diye hissederdim. Siz bilmezsiniz ama o bana kitap verdiğinde arasına para da koyardı. Üniversite öğrencisi olduğum yıllarda zaman zaman harçlık verirdi. Bana hissettirdiği babalık duygusuydu. Ne zaman ölür bir insan? Adı unutulduğunda ölür. Adı bizim kişisel hayatlarımızdan başlayarak bu toprağın her santimetrekaresine yazılmıştır. Bu da sonsuzluk dediğimiz insanlığın aradığı ölümsüzlük duygusudur” dedi. Özer de konuşmasının ardından Erdost için bir şiir okudu. Şair Murat Koçak da Erdost için bir şiir okuyarak, “Öz babamdan öteydi Muzaffer abi. Herkesin deli dediği adama o güvercin derdi. İyiki ömrümde olmuş” ifadelerini kullandı. Yazarımız Kansu da Erdost için ''Her alanda birçok insana rehberlik yaptı. Erdost, sonsuzluk yıldızımızdır'' ifadelerini kullandı. Son sözü alan Erdost’un kızı Suları Erdost, babasının dolabına özenli bir şekilde konulmuş bir yazı bulduğunu söyleyerek, babasının kendi ölümüne ilişkin yazdığı yazıyı okudu:“Sorarlarsa dersin ki Muzaffer içinGeldi yaptıYaptı bozduBozdu yaptıKalktı gitti”/Archive/2021/2/25/162823967-118a2c3b-316a-47de-82ef-a700e4dcf370.jpg cumhuriyet.com.trMurat Yetkin: AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor
Murat Yetkin: AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor Gazeteci Murat Yetkin, AKP iktidarının ve Erdoğan'ın son dönemde izlediği politik duruşu "savunmaya geçiş" olarak değerlendirerek, "AK Parti ilk defa savunma pozisyonuna geçiyor" ifadelerini kullandı. Gazeteci Murat Yetkin, Yetkin Report'ta yayımlanan yazısında, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin iktidara geldiğinden beri ilk kez savunma pozisyonuna çekildiğini yazdı. Yetkin bu iddiasına örnek olarak ise, İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak'ın görev değişimi, Sağlık Bakanı'nın özür dilemesi, muhalefetin “128 milyar dolar nerede?” sorularına yönelik cevaplama çabaları, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın “Reform geliyor" açıklaması ve Gara oprasyonu konusunda savunmaya geçilmesini gösterdi. "İKİ YIL SONRA HATAYI KABUL ETMİŞ OLDU"Yetkin'e göre, AKP İstabul İl Başkanı değişimiyle Erdoğan 2019 seçim yenilgisinden iki yıl sonra hatayı kabul etmiş oldu. Yetkin yazısında bu görüşünü şöyle açıkladı:"İkinci boyut ise Erdoğan’ın seçim üzerinden iki yıl geçtikten sonra nihayet İstanbul’da Parti teşkilatının hatalı olduğunu kabul etmiş olmasıydı. Bu değişim, 94 hatırlatmasının da gösterdiği gibi, aslında bir savunma önlemiydi. Ve AK Partinin kuruluşundan yirmi, iktidarından 19 yıl sonra ilk defa savunma pozisyonuna geçtiğinin işaretlerinden biriydi."Diğer örnekleri de sıralayan Yetkin şunları kaydetti:"Aynı gün, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türk siyasetinde ender görülen bir özeleştiriyle, 21 Şubat’ta İstanbul, Fatih Camiinde Muhammed Emin Saraç’ın binlerce kişinin katılımıyla yapılan cenaze törenine katılmasının hata olduğunu söyledi. Kovit salgını önlemler orada da hiçe sayılmıştı; Erdoğan kadar o da topluma örnek olması gereken kişilerdendi."TABANA HER ŞEYİN KONTROL ALTINDA OLDUĞUNU VURGULAMAK İÇİN Mİ?"Haydi bu özeleştiriyi tam olarak savunma pozisyonuna geçiş saymayalım, siyasi etik gereği sayalım. Ancak yine aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ısrarlı “128 milyar dolar nerede?” soruları üzerine, miktar vermeden, devlet kasasından doları dizginlemek için döviz harcandığını söyledi. CHP sözcüsü Faik Öztrak “Nihayet harcadığını kabul etti. Şimdi kime ve kaç liradan satıldığını açıklamalı” diye üsteliyor.Çünkü Erdoğan’ın açıklamak zorunda kaldığı harcama, bir yandan faizi yüzde 7-8 düzeyinde tutarken, diğer yandan 1 ABD dolarının 7 lirayı aşmaması için yapılmıştı. Ama bu politika tutmamış, dolar Albayrak’ın kabineden ayrıldığı sırada 8,5 lirayı geçmişti. Merkez Bankası faizi yüzde 17’ye yükseltince 7 liranın altına düştü. Erdoğan, “başarılıydı ama damat diye hedef oldu” mealinde konuşunca dolar yeniden 7 liranın üstüne çıktı. Tabii bir de “kabineye dönebilir” söylentileri çıkınca.Erdoğan neden mesele damadı olunca savunma pozisyonuna geçme ihtiyacı hissetti? AK Parti Kongresi öncesinde tabana her şeyin kontrol altında olduğunu vurgulamak için olabilir mi? Oysa daha önce defalarca yaptığı gibi aldırmayıp geçiştirseydi, şimdi hem yabancı yatırımcının “Albayrak mı? Acaba, reform diye kandırıldık mı?” tereddüdüne yol açmayacak, hem de CHP’nin tezini haklı çıkarmış olmayacaktı.Bu gelişmenin hemen ardından Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın “Reformları Cumhurbaşkanı Mart’ın ikinci haftası açıklayacak” demesi savunma pozisyonuna geçiş değil midir?"ERDOĞAN GARA KONUSUNDA DA SAVUNMA POZİSYONUNA GEÇTİ"Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun harekât üzerine sorduğu 5 soruya da “Sorumlusu Erdoğan’dır” suçlamasına da çok kızdı. “Üstüme yıkmaya çalışıyor” dedi. Konu birden HDP milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması meselesine döndü. Ama Erdoğan Gara konusunda da savunma pozisyonuna geçmiş durumda. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistem, her halükârda bütün yürütme sorumluluğunu Cumhurbaşkanına veriyor." cumhuriyet.com.trAzerbaycan CumhurbaşkanıAliyev'den Ermenistan açıklaması
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'den Ermenistan açıklaması Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan'da ordunun ülkenin Başbakanı Nikol Paşinyan'ın istifasını istemesi üzerine yaşanan olaylara ilişkin açıklamada bulundu. Aliyev, "Ermenistan hiçbir zaman bu kadar acınası durumda olmamıştı" dedi. Aliyev, Ermenistan'da yaşananlara ilişkin açıklamada bulundu. Aliyev, Ermenistan'da ise kriz yaşandığını belirterek, "Ermenistan hiçbir zaman bu kadar acınası durumda olmamıştı" dedi. "Ermenistan hiçbir zaman bu kadar acınası durumda olmamıştı. Onları bu duruma sokan liderleridir, hem ülkeyi 20 yıl yöneten Koçaryan-Sarkisyan rejimi hem de onlardan sonra gelen yönetim" diye konuşan Aliyev, Ermenistan'da iç karışıklıkların, toplu tutuklanmaların yaşandığını hatırlattı.Aliyev, şunları söyledi:"Ama nedense demokrasiden bahseden bazı devletler ve sivil toplum kuruluşları buna göz yumuyor. Ermenistan'daki muhalefet her gün baskı görüyor, tutuklanıyor ve öldürülüyor ama kimse tepki vermiyor. Bu neyi gösteriyor? 30 yıllık tarih, bu zaferi sadece Ermenistan karşısında kazanmadığımızı bir kez daha gösteriyor. Örgütlü ve güçlü çevreler bize karşı birleşmişti ve topraklarımızı sonsuza kadar işgal altında tutmak istiyordu. Ermenistan sadece bir araçtı. Biz bu sinsi politikayı yerle bir ettik ve adaleti yeniden tesis ettik." AACHP'liÖzkoç, TBMM'de Erdoğan'ın 'yayınlayacağım' dediği videosunu izletti
CHP'li Özkoç, TBMM'de Erdoğan'ın 'yayınlayacağım' dediği videosunu izletti CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, dün izleteceğini söylediği; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın terör örgütü ile ilgili geçmiş açıklamalarını gösteren videolar eşliğinde bugün TBMM’de basın toplantısı yaptı. Özkoç, Erdoğan’a Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Amerika ile ne pazarlık yaptığını ve PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ile masaya oturup oturmadığını sordu. Özkoç, “Yeter artık! Türkiye, tahammül edemiyor… Bu acıyı, asla unutmayacağız” dedi. CHP Grup Başkanvekili Özkoç’un, TBMM’de düzenlediği basın toplantısından öne çıkanlar şöyle:‘SİYASET DÜRÜSTLÜK İSTİYOR’Siyaset; samimiyet, dürüstlük, ciddiyet istiyor. Çünkü bizim yaptığımız görev yasaları çıkarmak, devleti yönetmek. Kimin çıkarları için? Milletin çıkarları için. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, kendisini haklı çıkaracağını düşündüğü görüntüler yayınladı. Karşılığı oldu mu? Hayır olmadı. ‘Gerçek görüntüleri ben yayınlayacağım’ dedim. ‘AMERİKA İLE NE PAZARLIK YAPTIN?’Biz her şeyi açık ve net şekilde ispat etmeye hazırız. Gerçek konuşmalar bunlar. ‘Diyarbakır BOP’ta yıldız olmalı’ BOP dediği Büyük Orta Doğu Projesi. Büyük Orta Doğu Projesi dediği Arap Baharı. Arap Baharı dediği Ortadoğu’da Müslüman kardeşlerimizin, Amerikan emperyalizminin 3 milyon 750 bin kişinin öldürülmesi. Kadınlara tecavüz edilmesi. Müslümanların üst üste çıplak resimlerinin çekip dünyaya dağıtılması. Recep Tayyip Erdoğan, ‘bunun eş başkanı benim’ diyor. ‘Diyarbakır merkez olacaktır’ diyor. Ne pazarlık yaptı Amerikan emperyalizmi ile? Hangi pazarlıklar neticesinde, nasıl bir düzen olacak ki Diyarbakır merkez haline gelecek?‘ÖCALAN İLE MASAYA OTURDUN MU OTURMADIN MI?’‘Ne Kandil ile ne Öcalan ile görüşme yapmadım’ Sen diyorsun ki, ‘Ben bakanlarımı Kılıçdaroğlu’na gönderdim’ Kim gönderdi? Sen. Muhatabı sensin. Sen gönderince bakanlar geldiğinde, bilgiyi kim vermiş oluyor? Cumhurbaşkanı. Sen Öcalan’ın ayağına MİT Müsteşarını gönderirsen, kim göndermiş oluyor. Sen. Öcalan ile masaya oturdun mu oturmadın mı? Diyorsun ki, ‘ben yaptım, bundan sonra da yaptırırım’ diyorsun. ‘Bunlar çözüm sürecini stoklama olarak değerlendirdiler.’ ‘Çözüm sürecinde verdiğimiz talimat doğrultusunda valilerimiz bugünkü operasyona girmiyorlardı.’ Ne diyor? ‘Çözüm sürecinde pazarlık ediyorduk, karşı karşıya gelmeyin, hendekleri kazmasına engel olmayın dedik’ diyor. Oralarda kimler şehit oldu? Arkalarından güldüğün evlatlarımız şehit oldu. Niye? Valilerine emir verdiğin için.‘KENDİ AĞZIYLA İTİRAFI’Daha sonra, bunu PKK için söylüyor. HDP, şu bu için değil… ‘Ne istedi de hükümet 12 yıllık Başbakanlığım dönemimde verilmedi’ diyor. Kim istedi? PKK? Kim vermiş? Erdoğan. Kimin döneminde? ‘Başbakanlığım dönemimde’ diyor. Kendi ağzıyla itirafını az önce yayınladım. Salih Müslüm devlet ile görüştü. PYD, YPG daha terör örgütü ilan edilme aşamasında, geldi, kırmızı halılarda karşılandığı görüşmeler yapıldı. Kiminle? Demek ki terör örgütleri liderlerini ağırlayan kişi sensin. Nerede? Ben sana gösteriyorum, ispat ediyorum. Bu kadar yalan bu kadar karşısındakini küçümseyen bir söylem olur mu? ‘Osman Öcalan’ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum.’ Acaba HDP’nin ya da acaba PKK sempatizanlarını oyu bize gelir mi diye çıkarmışsın, konuşmuşsun, arkasından da ‘evet konuşturdum ama ben bu kardeşimin kırmızı bültenle arandığını bilmiyordum’ diyor. Daha sonra, Gara’ya operasyon düzenleniyor. Operasyon rehine kurtarma operasyon olmadan çıkmış. Cumhurbaşkanı tarafından müjdesi verilmiş. Bu İsrail’de, Amerika’da oldu. Programlarını devlet başkanları iptal ediyor. Derhal ülkesine dönüyor ve ülkesinde o askerlerin şehit olmasıyla ilgili devlet adamlığını yapıyor.‘TÜRKİYE TAHAMMÜL EDEMİYOR’ Arabistan’ın kralı öldü diye yas ilan eden AKP Genel Başkanı ne yapıyor. AKP kongresini dahi iptal etmiyor. Başkomutan olarak evlatlarının cenazesi duruyor. Kendisi, AKP kongresine gidip… Hangi baba cenazesi kalkmadan böyle gülebilir? Hangi insan yapabilir bunu? Biz ‘kongreyi iptal etseydin’ diyoruz, etmedi. Gitti, orada kahkahalarla gülüyor. Bu ordunun evlatları sana nasıl güvenecek? Yetti mi yetmedi… Evladının başında gözyaşı döken şehit annesini, kongreye bağlayıp, herkese dinleterek, siyasete alet etti. Dünyada bana bunun bir tek örneğini gösterin. Yeter artık! Türkiye, tahammül edemiyor. Bu kadar aymazlığa, bu kadar acı üzerine siyaseti için her şeyi yapan anlayışa tahammül edemiyor. Evladımız üzerinden oynanan kirli oyanlara tahammül edemiyor. Bu acıyı, asla unutmayacağız. Peşini bırakmayacağız. Şehit olan evlatlarımızın siyasete alet edilmesini kabul etmeyeceğiz.‘BİR TEK GECE ORADA OTURMAMASI GEREKİR’Devleti yönetirken, insanlara acı çektirmek nasıl oluyor söylemek zorundayım. Gündüz kalkıp, akşama kadar alın teri ile çalışan insanları tanıyor musunuz? Hayatınız böyle mi? Hayatınızı alın teri ile kazanmak için uğraşırken; sizin üzerinizden toplanan vergiler nereye gidiyor? Merkez Bankası rezervleri diye üç aydır soruyoruz. O Türkiye’nin itibarıdır. Hemen Hazine Bakanı, sözde damadı savunacaklar, bu dediğim erimeyi kabul ettiler. Düne kadar ‘döviz birikimimiz arttı’ diyorlardı. Şimdi resmi olarak itiraf ettiler ki dövizler erimiş. Satarak… İhale yapılmadan birilerine sattıklarını kabul ettiler mi? Ettiler, açıklayamıyorlar. Bunu duyurdular mı? Hayır duyurmadılar. Sattığını kabul ettiğiniz bu durumda, bunun karşılığını nasıl açıklayacaksınız? Hangi yandaşlarınız, millet alın teri ile geçimini sağlamaya çalışırken, zengin oldular. İhale açmadığınız döviz satışı ile bir gecede kimler milyar dolarlar kazandı? Devleti ayrıştırmak; devlet ve milletin bağını koparmak budur. Biz ‘bu entrikalarla milyar dolarları birilerinin cebine aktarıyorsunuz, millet aç sefil, onlara yardım etmiyorsunuz, borçlandırıyorsunuz, anne babalar intihar ediyor.’ Umurunda mı? Değil. Nereden biliyoruz? Gülüşünden biliyoruz. Bir tek gece orada oturmaması gerekir.‘DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASINI DOĞRU BULMUYORUZ’Soruları da yanıtlayan Özkoç, Karma Komisyon’a gelen dokunulmazlık fezlekeleri için şöyle konuştu:“Gelen bir şey yok. Bin 300’e yakın fezleke var. 32 tane daha fezleke eklenmiş. Karma Komisyon’da her siyasi partinin temsilcisi var. Fezlekeler ile ilgili bir siyasi partinin grup kararı alması mümkün değil. Arkadaşlarımız geldiği zaman komisyonda, eğer komisyon başkanı tartışma açarsa, arkadaşlarımız kendi görüşlerini söyleyecekler. Türkiye’nin geldiği bu noktada, yasanın, yürütmenin, basının bütün gücünü bir iki dudağı arasına topladığı, adaleti uygulayan savcıların çelişkili kararlar verip sadece bir kişinin ağzına bakarak kararlar çıkardığı dönemde, milletvekili dokunulmazlığı; milletin özgür ve hür sesinin kaldırılması demektir. Millete her türlü baskıyı uygulayan, onları susturmak ve sindirmek için; iş dünyasına, esnafa, işçiye, ‘al ananı git’ diyen herkesi susturan, iş insanlarını tehdit eden mahkemeleri suçlayan, hakimlere fırça atan, savcı ve hakimlerin olmayan düğmelerini iliklediği zamanda bu insanlara güvenerek, milletin sesi olan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını doğru bulmuyoruz.”‘BUGÜN NE OLDU DA BU NOKTAYA GETİRİYORLAR’Terörle ilişkili suçlar kapsamında gelen fezleke sayılarının artması için Özkoç, “Direkt doğrudan terör ile olarak geldiğinde, arkadaşlarımız inceleyecekler. Bugüne kadar, Karma Komisyon’da bulunan fezlekelerin bugüne kadar tehlikesi oluşmadığı durumda, bugün ne oldu da terörle ilişkilendirip bu noktaya getiriyorlar, onu sormak lazım” dedi.‘BUNLARIN YAPTIĞI HİÇBİR ŞEYE GÜVENMİYORUZ’Anayasa değişikliğinde yeni dokunulmazlık formülü iddialarına ilişkin Özkoç, “Bir kere anayasa değişikliği yaptılar, ucube sistemi getirdiler. Bir daha anayasa değişikliği, referandumdan bahsediyorum... Bu seferde Fetullah Gülen terör örgütünün 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla karşı karşıya geldi. Bunların yaptığı hiçbir şeye güvenmiyoruz. Ama devletin bekası güvenliği ile ilgili almamız gereken tedbirler olursa bunu da almakta gerekli kararı gösteririz” dedi.‘DÖN ERDOĞAN’A ‘İNSANLARA KÖTÜ ÖRNEK OLUYORSUN’ DE’Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kalabalık cenaze törenine katılması ve sonrasında özür dilemesi içinse Özkoç, şöyle konuştu:“Sağlık Bakanı, ilk başta bütün insanlarımızın güven duyduğu yol haritası ile başladı. Sonra verdiği rakamların doğru olmadığını gördü. Bizde güvensizlik yarattı. Daha sonra maske dağıtma oranında hatta aşıda bile devlet eşit davranmadı. AKP’nin MYK üyeleri kendi aşılarını oturdukları yerden yaptırırken milletimiz daha aşı bekliyordu. Bu ayrışma ve şeffaf olmama hali, Sağlık Bakanı ile ilgili artık eski güveni kazandırmamıştır. Ama Sağlık Bakanı, bu konudan dolayı özür dilemesin, üzülmesin. Sağlık Bakanı milletini nasıl inandıracak, asıl özür dilemesi gereken Genel Başkanı özür dilemedikten sonra. Madem Sağlık Bakanı samimisin. Gerçekten içtenlikle özür diliyorsun. Dön, Recep Tayyip Erdoğan’a, ‘biz insanlara senin bakanın olarak sağlık veriyoruz, kalabalık ortamlara girmeyin, bundan dolayı esnaf, lokantalar iflas ediyorlar, gerekli desteği çıkaramıyoruz, ne hakla kongreleri iç içe üst üste yapıp da insanların sağlığını tehlikeye atıp, insanlara kötü örnek oluyorsun.’ De bunu, o zaman özrünün samimi olduğunu anlayalım.” ANKAReuters’tan açıklanmasıbeklenen Kaşıkçıraporuna ilişkin kritik iddia
Türkçe Haberler En Son Başlıklar Reuters’tan açıklanması beklenen Kaşıkçı raporuna ilişkin kritik iddia Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülen Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili çarpıcı bir iddia ortaya atıldı. Gizliliği kaldırılan ve bugün açıklanması beklenen ABD istihbarat raporuna dair Reuters tarafından bir iddia gündeme getirildi. Haberde, “Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman'ın gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülme emrine onay verdiğini gözler önüne sereceği” öne sürüldü.Konu hakkında bilgi sahibi ABD yetkilisine dayandırılan haberde, kaynaklar Kaşıkçı'nın 2018 yılında Suudi Arabistan'ın İstanbul Konsolosluğu’nda öldürülmesiyle ilgili hazırlanan ve ABD Merkez Haberalma Teşkilatı'nın (CIA) da bilgi sağladığı raporda öldürme emrinin Prens tarafından onaylandığı ve hatta büyük ihtimalle kendisi tarafından verildiği bilgisinin yer aldığı belirtildi.Evlilik işlemleri için evrak almaya gittiği sırada konsolosluk binası içerisinde öldürülen ve bedeni parçalara ayrılarak binadan çıkarılan Kaşıkçı, Washington Post gazetesinde Prensi eleştiren yazılar yazmıştı.BİDEN’DAN AÇIKLAMAABD Başkanı Joe Biden gazetecilere raporu okuduğunu ve yakın zamanda prensin babası Kral Salman ile telefonda görüşmeyi planladığını söyledi.Reuters bu durumu, “Raporun açıklanması Biden'ın Arap müttefiki ve büyük petrol üreticilerinden biri olan Riyad ile insan hakları ihlalleri ve Yemen iç savaşına dahlinden dolayı ilişkileri gözden geçirme politikasının bir parçası” şeklinde yorumladı.Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki dün gazetecilere yaptığı açıklamada, Biden'ın yalnızca Kral Salman ile görüşeceğini ve gizliliği kaldırılan raporun yayımlanmaya hazırlandığını söylemişti.SELMAN’IN DAHİL OLDUĞU İDDİASI REDDEDİLMİŞTİRiyad, Kaşıkçı'nın "kaçak bir operasyonla" Suudi Arabistan'a getirilmeye çalışırken öldürüldüğünü kabul etmiş ancak Veliaht Prensin olaya dahli olduğu iddiasını reddetmişti.Suudi Arabistan mahkemesi olayda yer alan beş kişi hakkında idam cezası vermiş ancak Kaşıkçı'nın ailesinin bu kişileri affetmesi üzerine ceza 20 yıl hapse çevrilmişti.2018 yılı sonunda gizliliği kaldırılmadan önce rapor ABD'de kongre üyeleri ile paylaşılmıştı. Ancak Trump yönetimi İran'a karşı bölgedeki müttefiği ile arasını bozmamak ve krallığa ABD menşeili silah satışını teşvik etmek amacıyla politikacıların ve insan hakları savunucularının raporun gizliliğinin kaldırılması talebini reddetmişti. cumhuriyet.com.trAli Koç'tan takıma destek:Şampiyon olacağız
Ali Koç'tan takıma destek: Şampiyon olacağız Süper Lig'in 27. haftasında Trabzonspor ile karşılacak Fenerbahçe'de başkan Ali Koç'tan takıma ve teknik kadroya tam destek mesajı geldi. Fenerbahçe'de Başkan Ali Koç'tan takıma ve teknik kadroya tam destek mesajı.Sarı-Lacivertliler'de, Samandıra Can Bartu Tesislerine ziyarette bulunan başkan Ali Koç, kalan 15 hafta için takımın kalitesine güvendiğini ve aile ortamının, takım ruhunun ve sinerjinin yeniden yakalanması durumunda şampiyon olacaklarına inandıklarını söyledi.Liderin sadece 3 puan gerisinde olduklarını ifade eden başkan Ali Koç, Fenerbahçe tarihinde birçok şampiyonluğun ağır mücadelelerden geçerek elde edildiğini ifade etti.Sportif Direktör Emre Belözoğlu ve Teknik Direktör Erol Bulut ile de görüşen, kendileriyle görüştüğünü oyunculara anlatan Koç, onların da şampiyonluğa inancının tam olduğunu ancak bunun takımın sahada topyekün sergileyeceği radikal değişikliklere, takım oyununa bağlı olduğunu söyledi.Trabzonspor maçını kazanacaklarına olan inancını ifade eden Başkan Ali Koç, takımın gücüne ve karakterine güvendiğini dile getirdi.Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşamanın başka takımlarda yaşananlar ile hiç benzemediği ve mutlu sona erişilmesi durumunda daha önce tecrübe etmedikleri bir mutluluk yaşayacaklarını oyuncu grubuna anlatan Ali Koç, bir maçla camiadaki havanın değişeceğini, Trabzonspor maçı ile yeniden bu çoşkuyu yaşayabileceklerini söyledi.Taraftarın şu an mutsuz olduğunu, bundan dolayı kendisinin de çok üzüldüğünü dile getiren Başkan Ali Koç, camiayı mutlu etmenin yolunun futbolcuların sahada savaşmasından, formaya yakışır bir mücadele ortaya koymasından ve takımın tek odağının taraftarın inancı-desteği ile yeniden camia ile bir ve bütün olup hedefe yürümek olması gerektiğini vurguladı. cumhuriyet.com.tr