News - Haberler
IMF BaşkanıGeorgieva'dan dikkatçeken uyarı
IMF Başkanı Georgieva'dan dikkat çeken uyarı Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, toparlanma beklentilerinin ülkeler ile bölgeler arasında tehlikeli biçimde ayrıştığını belirterek, "Ülkeler arası ve ülkeler içindeki bu tehlikeli ayrışmayı tersine çevirmek için güçlü politika eylemlerinin alınması gerek." uyarısında bulundu. /Archive/2021/2/24/172454014-uluslararasi-para-fonu-imf-baskani-kristalina-georgieva.jpgGeorgieva, 26 Şubat'ta video konferans yöntemiyle düzenlenecek G-20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısı öncesi "Büyük ayrışmayı önlemek: Küresel ekonomi için yol ayrımı" başlıklı bir blog yazısı kaleme aldı. Yazısında, küresel ekonominin bu yıl yüzde 5,5 ve 2022'de yüzde 4,2 büyümesinin beklendiğini anımsatan Georgieva, ancak küresel ekonominin yükselişinin uzun ve belirsiz olacağını vurguladı.Georgieva, dünyanın çoğunun, yeni virüs mutasyonlarının yayıldığı bir ortamda, aşıların yavaş bir şekilde dağıtılmasıyla karşı karşıya olduğuna işaret ederek, "Toparlanma beklentileri ülkeler ile bölgeler arasında tehlikeli biçimde ayrışmakta." değerlendirmesini yaptı."KÜRESEL EKONOMİ YOL AYRIMINDA" Georgieva, küresel ekonominin yol ayrımında olduğunu belirterek, "Gelişmiş ekonomiler ve birkaç gelişmekte olan pazar daha hızlı toparlanırken, çoğu gelişmekte olan ülkenin yıllarca durgunluk yaşaması gibi büyük bir risk var." ifadesini kullandı. Gelecek yılın sonunda, gelişmiş ekonomilerde kümülatif kişi başına düşen gelirin kriz öncesi tahminlerin yüzde 13 altında olmasının öngörüldüğüne dikkati çeken Georgieva, bu oranın düşük gelirli ülkeler için yüzde 18 ve Çin dışındaki gelişmekte olan ülkeler için yüzde 22 düzeyinde bulunduğunu aktardı. Georgieva, kişi başına düşen gelirde beklenen bu darbenin, gelişmekte olan dünyadaki aşırı yoksul insanların sayısını artıracağı konusunda uyardı. Krizden önce gelişmiş ekonomiler ile 110 yükselen ve gelişmekte olan ülke arasındaki gelir farkının 2020-2022 yıllarında daralacağının tahmin edildiğini aktaran Georgieva, ancak şimdi sadece 52 ekonominin bu farkı yakalayacağının, 58'inin ise geride kalacağının öngörüldüğünü bildirdi.Georgieva, bunun nedenini "kısmen aşılara eşit olmayan erişim" şeklinde göstererek, "En iyi senaryoda bile, çoğu gelişmekte olan ekonominin yaygın aşı kapsamına ancak 2022 sonu veya sonrasında girmesi bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu. "ÜLKELERİN İÇİNDE DE HIZLANAN BİR AYRIŞMA GÖRÜLÜYOR"IMF Başkanı Georgieva, geçen yıl gelişmiş ekonomilerin ortalama olarak milli gelirinin yaklaşık yüzde 24'ünü mali önlemler için kullandığına işaret ederek, bu oranın yükselen piyasalarda yüzde 6 ve düşük gelirli ülkelerde yüzde 2'den az olduğunu bildirdi. Georgieva, sadece ülkeler arasında değil ülkelerin içinde de hızlanan bir ayrışma görüldüğünü vurgulayarak, şunları kaydetti:"Gençler, düşük vasıflı kadınlar ve kayıt dışı çalışanlar, iş kayıplarından orantısız bir şekilde etkilendi. Bu durum; krizin uzun vadeli ekonomik yaralarını derinleştirecek. Bu da eşitsizliği azaltmayı ve büyüme ile istihdamı artırmayı daha da zorlaştıracak. Veri kısıtlamaları nedeniyle Hindistan ve Suudi Arabistan hariç, sadece G20 ekonomilerinde toplam istihdam kaybının, kriz öncesi tahminlere kıyasla bu yıl 25 milyondan fazla, 2022'de ise 20 milyona yakın olması bekleniyor. Ülkeler arası ve ülkeler içindeki bu tehlikeli ayrışmayı tersine çevirmek için güçlü politika eylemlerinin alınması gerek."ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VURGUSUGeorgieva, yoksul ülkelerde aşı uygulamalarını hızlandırmak için çok daha güçlü uluslararası iş birliğine ihtiyaç olduğunu altını çizerek, sağlık krizini sona erdirmede daha hızlı ilerlemenin küresel geliri 2020-2025 döneminde kümülatif olarak 9 trilyon dolar artırabileceğini belirtti. G20 ülkelerinin liderliğinde yaklaşık 14 trilyon dolarlık mali eylem de dahil olmak üzere benzeri görülmemiş önlemler alındığını anımsatan Georgieva, krizin ciddiyeti göz önüne alındığında, para politikası desteğinin devam etmesinin alternatifinin bulunmadığını vurguladı.Georgieva, savunmasız ülkelere verilen desteğin artırılması gerektiğine işaret ederek, yoksul ülkeleri geride bırakmanın eşitsizliği artıracağı, küresel ekonomik ve sosyal istikrar için büyük bir tehdit oluşturacağı uyarısında bulundu.SALGININ SEYRİ EKONOMİLER ARASINDAKİ AYRIŞMAYA KATKIDA BULUNDUÖte yandan IMF, söz konusu toplantı öncesi "G20 Gözlem Notu" raporunu da yayımladı. Küresel toparlanmanın, salgına karşı hızlı ilerleme kaydedilmesine ve salgın atlatılana kadar etkili ekonomik desteğin sağlanmasına bağlı olduğu vurgulanan raporda, birçok aşı denemesinden ve bazı ülkelerde devam eden aşılama çalışmalarından gelen haberlerin Kovid-19 krizini sona erdirme potansiyelini artırdığı kaydedildi. Raporda, mutasyona uğrayan virüsün hızla bulaşmasının görünümü belirsiz hale getirdiğine işaret edilerek, "Gelişmiş ve bazı gelişmekte olan ekonomilerin bu yıl aşılara yaygın erişim kazanması bekleniyor. Diğer ülkelerin ise aşılara yaygın erişim konusunda çok daha uzun süre beklemesi öngörülüyor." değerlendirmesine yer verildi.Salgının seyri ve gerekli karantina önlemlerinin ekonomiler arasında ekonomik faaliyette son zamanlarda görülen ayrışmaya katkıda bulunduğu belirtilen raporda, "Aşılama takvimi ve politika desteğindeki büyük farklılıkların, yakın vadede büyüme ayrışmasına ve orta vadede potansiyel olarak daha yavaş gelir yakınsamasına AAİmamoğlu'ndan 'Halk Ekmek' açıklaması: Dileğim hiçkimse 1 liralık ekmeğe ihtiyaçduymasın
İmamoğlu'ndan 'Halk Ekmek' açıklaması: Dileğim hiç kimse 1 liralık ekmeğe ihtiyaç duymasın Ekmek Üreticileri Derneği’nin Halk Ekmek büfeleriyle ilgili şikayet dilekçesini değerlendiren İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Dileğim sıfıra insin. Hiç kimse 1 liralık ekmeğe ihtiyaç duymasın” dedi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Karasurları’nın, beş farklı noktasında yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. İBB Bilim Kurulu üyeleri ile Yedikule’deki çalışma alanını gezen İmamoğlu, Ekmek Üreticileri Derneği’nin Halk Ekmek büfeleriyle ilgili şikayet dilekçesi hakkında da konuştu.İmamoğlu şunları söyledi: “Çünkü günün sonunda yaşanan yoksulluğun izlerini bize hissettiriyor. Çok üzücü. Tümden fırıncıları, üreticileri temsil ettiğini düşünmediğim bir takım girişimler var. Olabilir, insanların bir takım duyguları. Ama şunu bilsinler; İstanbul’da ekmeğin yüzde 6’sı Halk Ekmek tarafından üretiliyor. Yüzde 94’ü hala fırınlar tarafından üretiliyor. Yüzde 6 için bu kadar gürültü kopartmanın arkasında ne yazık ki, başka şeyler hissediyorum. Üzüntü ile de takip ediyorum. Biz, ihtiyacı olan vatandaşlarımızı,Halk Ekmek bünyesinde neredeyse 1.5 milyona çıkmış günlük üretimimizle desteklemeye ve onların yanında olmaya devam edeceğiz. Benim dileğim nedir? Umarım sıfıra insin. Hiç kimse 1 liralık ekmeğe ihtiyaç duyulmasın, sıfıra insin. Sıfır adet ekmek üretelim. Bu kadar net. Ama bugünün ihtiyacı, çözmek zorundayız. Sonuna kadar da bunun çözümü için üretimimize devam edeceğiz.” cumhuriyet.com.trMısır ile Katar’dan büyükelçilik kararı
Mısır ile Katar’dan büyükelçilik kararı Mısır ve Katar'ın karşılıklı olarak büyükelçiliklerini yeniden açma kararı aldıkları bildirildi. Mısır ve Katar’dan diplomatik heyetlerin Kuveyt'te düzenledikleri toplantıda iki ülke arasında karşılıklı olarak büyükelçiliklerin yeniden açılması kararı alındığı kaydedilerek, büyükelçiler atanıncaya kadar diplomatik sürecin maslahatgüzar seviyesinde devam edeceği ifade edildi.Haberde, Mısır diplomasisinin Katar ile ilişkilerin yeniden normalleşmesi için verdikleri taahhütleri yerine getirdiği vurgulandı.Ayrıca haberde, Mısırlı diplomatların iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden tesis edilmesi için Kahire hükümeti tarafından şart koşulan bazı maddelerin sağlanması adına çalışmalarına devam ettiği kaydedildi. AAEvi yananÇılgın Sedat: 'Saadet Partililer cebime para koyup gittiler'
Evi yanan Çılgın Sedat: 'Saadet Partililer cebime para koyup gittiler' Çılgın Sedat olarak bilinen şarkıcı Sedat Kapurtu'nun 3 katlı evinde dün yangın çıkmıştı. Ünlü şarkıcının evinin yangın sonrasında kullanılmaz hale geldiği görüldü. Sedat Kapurtu' “Şuanda Büyükşehir Belediyesinin ayırdığı bir otelde kalıyoruz" dedi. Beylikdüzü'nde dün saat 15.00 sıralarında Çılgın Sedat olarak bilinen ünlü şarkıcı Sedat Kapurtu'nun 3 katlı evinde yangın çıkmıştı. O sırada kendisi dışarıda olan ünlü şarkıcı haberi alır almaz eve gitmiş, gözyaşları içinde evinin yanışını izlemişti. Ünlü şarkıcı bugün yaptığı açıklamada, “Şuanda Büyükşehir Belediyesi'nin ayırdığı bir otelde ikamet ediyorum. Rahatınıza bakın dediler. Her yerden insanlar arıyor." diye konuştu.Ünlü şarkıcı Sedat Kapurtu, “Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Evden uzakken böyle bir şey yaşamak, çoluğunun çocuğunun, eşinin yanında olamamak, onlara birden müdahale edememek çok kötü. Belki ben burada olsaydım böyle olmayacaktı diyorsun. Ama tabi ki Allah'ın takdiri. Ailemde hiçbir şey yok. Hepsi yerine gelir, hepsi tekrardan alınır. Kolay değil tabi ki çok zor" dedi./Archive%5C2021%5C2%5C24%5C172157093-evi-yanan-cilgin-sedat-belediyenin-ayirdigi-bir-otelde-kaliyoruz_2.jpg"BOMBA ATSAN BU KADAR TAHRİBAT OLMAZ" Çılgın Sedat, “Bomba atsan bu kadar olmaz tahribat diyorsun. Sözün bittiği yer. Zaten 11-12 aydır sıkıntılı süreçteyiz koronadan dolayı. Hiç kimse çalışmıyor benim gibi binlerce yüzlerce insan var. Allah kimsenin evine böyle ateş düşürmesin. Nereden nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama yıllarca insan ekmiştim. Ektiğim insanlar dahil ekmediklerim bile tek tek ulaşmaya çalışıyorlar. Bütün sanatçı arkadaşlarım aradı. Çok kişi geldi. Siz gelmeden önce Mehmet Ali Erbil aradı beni." diye konuştu. /Archive%5C2021%5C2%5C24%5C172158218-evi-yanan-cilgin-sedat-belediyenin-ayirdigi-bir-otelde-kaliyoruz_7.jpg“BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNİN AYIRDIĞI OTELDE KALIYORUZ"Ünlü şarkıcı, "Şu anda Büyükşehir Belediyesi'nin ayırdığı bir otelde ikamet ediyorum. 'Rahatınıza bakın' dediler. Her yerden insanlar arıyor. Bunun partisi yok, herkes birlik olmuş. Tek yumruk gibi böyle herkesin araması çok güzel. Dün Saadet Partisi'nden geliyoruz dediler. Hiç daha önce görmedim, tanımıyorum. Cebime para koyup gittiler" ifadelerini kullandı. DHAEvi yananÇılgın Sedat: 'Bomba atsan bu kadar tahribat olmaz'
Evi yanan Çılgın Sedat: 'Bomba atsan bu kadar tahribat olmaz' Çılgın Sedat olarak bilinen şarkıcı Sedat Kapurtu'nun 3 katlı evinde dün yangın çıkmıştı. Ünlü şarkıcının evinin yangın sonrasında kullanılmaz hale geldiği görüldü. Sedat Kapurtu' “Şuanda Büyükşehir Belediyesinin ayırdığı bir otelde kalıyoruz" dedi. Beylikdüzü'nde dün saat 15.00 sıralarında Çılgın Sedat olarak bilinen ünlü şarkıcı Sedat Kapurtu'nun 3 katlı evinde yangın çıkmıştı. O sırada kendisi dışarıda olan ünlü şarkıcı haberi alır almaz eve gitmiş, gözyaşları içinde evinin yanışını izlemişti. Ünlü şarkıcı bugün yaptığı açıklamada, “Şuanda Büyükşehir Belediyesi'nin ayırdığı bir otelde ikamet ediyorum. Rahatınıza bakın dediler. Her yerden insanlar arıyor." diye konuştu.Ünlü şarkıcı Sedat Kapurtu, “Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Evden uzakken böyle bir şey yaşamak, çoluğunun çocuğunun, eşinin yanında olamamak, onlara birden müdahale edememek çok kötü. Belki ben burada olsaydım böyle olmayacaktı diyorsun. Ama tabi ki Allah'ın takdiri. Ailemde hiçbir şey yok. Hepsi yerine gelir, hepsi tekrardan alınır. Kolay değil tabi ki çok zor" dedi./Archive/2021/2/24/172156640-evi-yanan-cilgin-sedat-belediyenin-ayirdigi-bir-otelde-kaliyoruz_1.jpg"BOMBA ATSAN BU KADAR TAHRİBAT OLMAZ" Çılgın Sedat, “Bomba atsan bu kadar olmaz tahribat diyorsun. Sözün bittiği yer. Zaten 11-12 aydır sıkıntılı süreçteyiz koronadan dolayı. Hiç kimse çalışmıyor benim gibi binlerce yüzlerce insan var. Allah kimsenin evine böyle ateş düşürmesin. Nereden nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama yıllarca insan ekmiştim. Ektiğim insanlar dahil ekmediklerim bile tek tek ulaşmaya çalışıyorlar. Bütün sanatçı arkadaşlarım aradı. Çok kişi geldi. Siz gelmeden önce Mehmet Ali Erbil aradı beni." diye konuştu. /Archive%5C2021%5C2%5C24%5C172158218-evi-yanan-cilgin-sedat-belediyenin-ayirdigi-bir-otelde-kaliyoruz_7.jpg“BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİNİN AYIRDIĞI OTELDE KALIYORUZ"Ünlü şarkıcı, "Şu anda Büyükşehir Belediyesi'nin ayırdığı bir otelde ikamet ediyorum. 'Rahatınıza bakın' dediler. Her yerden insanlar arıyor. Bunun partisi yok, herkes birlik olmuş. Tek yumruk gibi böyle herkesin araması çok güzel. Dün Saadet Partisi'nden geliyoruz dediler. Hiç daha önce görmedim, tanımıyorum. Cebime para koyup gittiler" ifadelerini kullandı. DHAAçıkÖğretim Lisesi (AÖL) sınavlarıne zaman yapılacak?
Açık Öğretim Lisesi (AÖL) sınavları ne zaman yapılacak? 2021 AÖL sınavları ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı’ndan açıklama geldi. Açıklamaya göre Öğrenciler, 2021 Açık Öğretim Lisesi sınavlarına aynı eğitim öğretim yılı ve dönemi için yapılacak sınavlardan yalnızca birine katılabilecek. Peki Açık Lise Sınavları ne zaman? Sınavlar online mı olacak? Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından, 2021 yılı Açık Öğretim Lisesi (AÖL) sınavları ile ilgili açıklama geldi. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından bir açıklamaya göre öğrenciler, 2021 Açık Öğretim Lisesi sınavlarına aynı eğitim öğretim yılı ve dönemi için yapılacak sınavlardan yalnızca birine katılabilecek. AÖK (Açıköğretim Kurumları) Bilgi Yönetim Sistemi ekranı üzerinden yapılacak olan AÖL 1. Dönem sınavlarına öğrenciler T.C. kimlik numara ve şifreleri ile katılım sağlayacak. 5-6 Aralık 2020 tarihlerinde yapılması planlanan fakat Covid-19 salgını nedeniyle ertelenen AÖL sınavları 25 Şubat 2021 tarihinde yapılmaya başlanacak. Sınav saat 09.30’dan sonra başlayacak ve 1 Mart saat 23.59’a kadar yapılabilecek. AÖL ONLINE SINAVLARI NASIL YAPILACAK? MEB tarafından yapılan duyuruya göre online olarak yapılacak 2021 AÖL sınavlarının koşulları şu şekilde: Öğrenciler, kendilerine atanan derslerden oluşan testleri sınav takviminde belirtilen tarihler arasında online sınav sistemine girerek tamamlayacaklardır. Öğrenciler, aynı eğitim öğretim yılı ve dönemi için yapılacak sınavlardan yalnızca birine katılabileceklerdir. Online sınav uygulaması yurt içi ve yurt dışında, Türkiye saatine göre aynı gün ve saatte başlayıp, aynı gün ve saatte sona erdirilecektir. Öğrenciler, T.C. kimlik numara ve şifreleri ile AÖK Bilgi Yönetim Sistemine online sınav kapasitesinde giriş yaparak online sınav uygulamasına katılacaklardır. Sınav başvurusu olmayan ve tüm derslerinden sınavını tamamlayan öğrenciler sınav süresinin sonuna kadar AÖK Bilgi Yönetim Sistemine giremeyeceklerdir. Sisteme giriş şifresini unutan öğrenciler, AÖK Bilgi Yönetim Sisteminde yer alan ‘şifremi unuttum’ seçeneğinden veya (MEBİM) "444 0 632" danışma hattı ile görüşerek şifrelerini öğrenebileceklerdir. Sınav sistemine girişte ÖDSGM tarafından hazırlanan gizlilik taahhütnamesi öğrenciler tarafından onaylanacaktır. Online sınav uygulaması başlamadan önce sınav kuralları elektronik ortam üzerinden öğrenciye bildirilecektir. Bu bildirim ile öğrenci, sınav kurallarını kabul etmiş sayılacaktır. Sınav kurallarını ihlal eden öğrenci ve sınav görevlilerine, 02/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun uyarınca cezai müeyyideler uygulanacaktır. Online sınav uygulaması, çoktan seçmeli 4 (dört) seçenekli ve her bir ders için ayrı olmak üzere 20 sorudan oluşacak testler hâlinde gerçekleştirilecektir. Sınavda her bir dersin testi için 25 dk. süre uygulanacaktır. Öğrenciler, sınav süresi içinde kendilerine atanan en fazla 24 dersten sınava katılabilecekler ve atanan derslerden istedikleri dersi seçerek sınavı başlatıp bitirebileceklerdir. Sorular, soru numarası sırasında ve ekranda bir soru ve cevap seçenekleri yer alacak şekilde gösterilecektir. Seçilen derse ait sınav, “Sınava Başla” butonu ile başlatıldıktan sonra, soru sayfasında “Kaydet ve İlerle” butonu ve kalan süreyi gösteren sayaç olacak, son soruda ise “Kaydet ve İlerle” butonu yerine ‘Sınavı Bitir’ butonu olacaktır. Öğrenciler, cevap verdikleri soruya geri dönüş yapamayacaklardır. Öğrenciler, seçilen derse ait sınavı başlattıktan sonra aktif sınav bitmeden diğer dersin sınavını başlatamayacaklardır. Öğrenciler, istedikleri zaman sınavı bitirebileceklerdir. Sınavı süresi içinde bitirmeyen öğrenciler için 25 dk. sonunda sistem tarafından sınav bitirilecek ve değerlendirme buna göre yapılacaktır. Sınavı bitirilen derse ait sorular ve cevaplar öğrencilere gösterilmeyecektir. Öğrenciler sınavlarını tamamlayamadan oturum herhangi bir nedenle (elektrik kesintisi, internet bağlantı sorunu vb.) sonlanırsa bu durumun bir daha tekrarlanmayacağı bir ortamda belirtilen son tarihe kadar “bir defaya mahsus” sınava kaldıkları yerden devam edeceklerdir. Bir dersi seçerek sınavı başlatan ve hiçbir soruya cevap vermeden bitiren öğrenci “Sınava Girdi” sayılacak ve derse ait puanı “Sıfır” olacaktır. Öğrencinin tanımlanan tarih ve saatler içinde mevcut derslerinden sınava katılmaması hâlinde katılmadığı ders/derslerden “Sınava Girmedi” olarak işlem yapılacaktır. cumhuriyet.com.trİKÇÜ’deki torpil CHP’li Polat’ın soruönergesi ile belgelendi: Akrabaüniversitesi
İKÇÜ’deki torpil CHP’li Polat’ın soru önergesi ile belgelendi: Akraba üniversitesi CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, Sayıştay Başkanlığı’nın hazırladığı, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) 2019 Yılı Denetim Raporu’ndaki adrese teslim ilanları Meclis gündemine taşıdığı soru önergesine cevap geldi. Soru önergesine gelen cevabı değerlendiren CHP’li Polat, “Üniversitelerin düşünce ve bilim üreten eğitim kurumları olmaktan çıktığını, AKP iktidarıyla üniversite kadrolarının siyasallaşarak partizanlık, eş, dost ve akraba ilişkileri gözetilerek adrese teslim kadrolarla doldurulduğunu daha önce de defalarca kez gündeme getirdik. Gençlerin hayallerini çalıyorlar” dedi."İKÇÜ’DE ADRESE TESLİM KADROLARI REKTÖR İTİRAF ETTİ"CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın soru önergesine ilgisi olduğu İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Saffet Köse tarafından verilen cevapta, şube müdürlüğünden daha üst görev niteliğinde bulunan kadrolardan 16’sının şube müdürlüğü kadrolarına sınavsız olarak atamasının yapıldığı belirtildi. Polat, “Bu durum kabul edilemez. Binlerce vatandaşımız sınavlarda alın teri dökerken bu kadrolara birileri için sınavsız atama yapılıyor. Her fırsatta kul hakkından bahseden yöneticiler söz konusu kendi eş dost atamalarına geldiğinde kul hakkı yemekten çekinmiyorlar” dedi.TESPİT EDİLEBİLEN 27 KİŞİ ARASINDA AKRABALIK BAĞI BULUNUYORPolat “Bize verilen cevapta rektör, rektör yardımcısı, dekan ve öğretim görevlileri arasından tespit edilebilen 27 kişinin birbiri arasında akrabalık bağı bulunduğu görülmüştür. AKP iktidarında kurumlardaki kadroların siyasallaşmasının önü açılmış, partizanca ve liyakatsiz atamalar artmış, boş kadrolara yapılan eş dost atamaları iyice ayyuka çıkmıştır. Bilim ve eğitim yuvası olmasını beklediğimiz üniversiteler iktidarın arka bahçesi haline gelmiş durumda. Hemen her gün farklı bir üniversitede benzer olayların yaşandığı, akrabalara kadro yaratıldığı veya boş kadroların liyakatsiz akraba atamalarıyla doldurulduğunu duyuyoruz. Eşitlik ve liyakat ilkelerinin gözetilmemesi açıkça Anayasaya ve Kanunlara aykırıdır ” dedi.NE OLMUŞTU?Sayıştay Başkanlığı ‘İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) 2019 Yılında hazırladığı Denetim Raporu’nda; “Objektif ve denetlenebilirlik ilkelerine riayet edilmemiş, ilanların büyük çoğunluğunda spesifik ve belli bir kişiyi çağrıştıran şartlar istenmiştir. Bunun sonucunda da, alım yapılacak toplam 195 kadronun tamamı için sadece birer kişi başvuru yapabilmiş ve aynı kişiler kadrolara alınmıştır” ifadelerine yer verilmişti./Archive/2021/2/24/171012490-6.jpg İZMİR / Cumhuriyet"Zimmetine para geçirdiği" iddiasıyla soruşma başlatılan icra müdür yardımcısıadliyeden firar etti
"Zimmetine para geçirdiği" iddiasıyla soruşma başlatılan icra müdür yardımcısı adliyeden firar etti Eskişehir’de zimmetine para geçirdiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan 7’nci İcra Müdür Yardımcısı E.K., adliyedeki görev yerinden 'sigara içme' bahanesiyle dışarı çıktıktan sonra kayıplara karıştı. E.K.’nin zimmetine geçirdiği miktarın 5 milyon lira olduğu bildirildi. Eskişehir 7'nci İcra Dairesi Müdürlüğü'nün emanet kasa ve banka hesaplarında yapılan ilk bilirkişi incelemesinde, müdür yardımcısı E.K.’nin zimmetine 3 milyon 800 bin lira geçirdiği tespit edildi. Yapılan detaylı incelemede ise bu rakamın 5 milyon lira olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma başlatan E.K. adliyedeki görev yerinden, ‘sigara içme’ bahanesiyle dışarı çıkıp, firar etti. E.K. hakkında yakalama kararı çıkartılırken, hesaplardaki incelemenin sürdüğü bildirildi./Archive%5C2021%5C2%5C24%5C170822053-icra-mudur-yardimcisi-adliyeden-firar-etti-yakalama-karari-cikartildi_3.jpg DHARıdvan Dilmen operasyonu 2
Rıdvan Dilmen operasyonu 2 FIFA Kokartlı eski hakem Ahmet Çakar'ın sabah saatlerinde savcı tarafından ifadeye çağrılması ve yaptığı, "Rıdvan Dilmen'in şikayeti üzerine ifade vermeye gidiyorum" mesajı sonrası spor yazarı İbrahim Seten de Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla ifadeye çağrıldı. Seten'in Dilmen tarafından savcılığa şikayet edildiği iddia edildi. Futbol dünyasında 3 ay önce Rıdvan Dilmen'in başta eski hakem Ahmet Çakar ve İbrahim Seten olmak üzere yaptığı açıklamaların ardından bu isimler ifadeye davet edildi.FIFA Kokartlı eski hakem Ahmet Çakar'ın ifadeye çağırlırken Rıdvan Dilmen'in şikayeti vurgusu yapmasının ardından spor yazarı İbrahim Seten de Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla savcılığa ifade verdi.Seten'in daha önceden Rıdvan Dilmen tarafından savcılığa şikayet edildiği ortaya çıktı. Seten'in 2011 yılındaki bir Twitter paylaşımında dönemin Başbakanı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçim çalışmaları sırasında yaşadığı ses kısıklığı üzerine, "vuvuzela" benzetmesinde bulunduğu ve bu paylaşım yüzünden Cumhurbaşkanlığına hakaret suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Vuvzela 2010 Dünya Kupası'nda bir tür yöresel müzik aleti olarak biliniyor.İbrahim Seten savcılıktaki fadesenin ardından, sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Cumhurbaşkanım Tayyip Erdoğan'a hakaret suçlamasıyla ifade verdim, yanlış anlaşılmaları giderdim, Sayın Erdoğan'a hakaret aklımından ucundan geçmedi, geçmez. O hepimizin Cumhurbaşkanı. Devlet büyüğümüze en büyük hakaret onun ismini olur olmaz yerlerde sullanmaktır" ifadesinde bulundu. Seten'in bu açıklama ile Rıdvan Dilmen'i hedef aldığı da öğrenildi. cumhuriyet.com.trReuters'e konuşan kaynak bilgi verdi: Berat Albayrak'ın yeniden kabinede görev alacak mı?
Reuters'e konuşan kaynak bilgi verdi: Berat Albayrak'ın yeniden kabinede görev alacak mı? Rezerv tartışmaları ile gündeme gelen Hazine ve Maliye eski Bakanı Berat Albayrak'ın yeniden kabinede görev alma olasılığına ilişkin söylentiler piyasada baskı oluşturmaya başlarken, AKP kaynakları görevlendirmenin gündemde olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kararında temkinli olacağını, eğer atayacaksa da ekonomi dışında görev alabileceğini söylüyorlar. /Archive/2021/2/24/165131018-kapak124452.jpgErdoğan, Albayrak'ın bakanlığı döneminde TCMB'de yaşanan rezerv kayıpları ile ilgili muhalefetten gelen eleştirilere karşılık Albayrak'ı savunan açıklamalar yapmıştı.Erdoğan'ın Albayrak'ı savunmasının ardından, bu durum yatırımcılarda Albayrak'ın tekrar kabineye mi gireceği konusunda soru işaretleri yarattı.Dolar/TL bir taraftan ABD tahvillerindeki yükseliş bir diğer taraftan ise Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanı olduğu dönemi kapsayan Merkez Bankası (TCMB) rezerv kayıplarına ilişkin tartışmalarla baskı altında. Dolar/TL geçen haftaki 6.9 seviyesinden bugün 7.1900'a kadar yükselmiş durumda.Öte yandan uzun süredir gündemde olan kabine değişikliği söylentilerini yorumlayan AKP'ye yakın bir kaynak bunu "bazı yorulan bakanların değişimi" olarak doğrularken, Enerji Bakanlığı'na Albayrak'ın gelebileceğini belirtti.Aynı kaynak, "Son iki haftadır Albayrak'ın partide üst düzey bir görevde yer alması ya da Enerji Bakanı olarak kabinede yer alması gibi bir gündem konuşuluyor, çok da zemini yok denilemez" dedi.Albayrak'ın yeniden göreve gelmesinin bir yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan için de zor bir durum olduğunun altını çizen aynı kaynak, "Albayrak teammüllere bile uygun olmayan şekilde görevini bıraktı. Bir bakan olarak gidiş şekli Erdoğan için sıkıntı yaratacak şekildeydi. Bu atama tepki de çekebilir. Bunu kabul ediyorum. Sonuçta buna cumhurbaşkanı karar verecek" diye konuştu.Küresel gelişmelerle zaten baskı altında olan TL'de Albayrak'ın yeniden göreve gelme olasılığının endişeleri artırmasının ardından değer kaybı belirginleşti. TL Kasım ayındaki ekonomi yönetimindeki değişim sonrası dolar karşısında yaklaşık %20 değer kazanmış ve benzer para birimlerinden açık ara daha iyi bir performans göstermişti. Ancak son 2 günde bu pozitif ayrışma yerini negatif ayrışma ve değer kaybına bıraktı.Bluebay Asset Management'ten Timothy Ash, "Albayrak'ın geri dönüyor gibi gözükmesiyle birlikte TL bu hafta iyi bir performans göstermiyor. Piyasalar büyük ihtimalle kendisinin ekonomi politikalarına yakın bir konuma gelmeyeceğini umuyor" dedi.Bir başka ekonomist de "Albayrak'ın geri dönüş olasılığının piyasayı neden tedirgin ettiği" sorusuna, "Kasım'dan beri uygulanan ekonomi politikalarda bir değişiklik olup olmayacağı endişesi" diye yanıt verdi."YORGUN BAKANLARIN DEĞİŞİMİ"Bir başka AKP'li yetkili de kabine değişikliğinin bir süredir gündeme olduğunu hatırlatarak, "Kongre öncesi Cumhurbaşkanı kabine değişikliği yapacaktır. Uzun süredir Mart başı gibi bir beklenti var zaten. Yorulan bakanlar var, Performansı düşük bazı bakanlar var, göreve gelebilecek yetkin başka isimler var. Bir kan değişikliği zamanı ve yenilenme olarak görülebilir. Kabine değişikliği derken, bazı bakanların değişmesi gibi düşünün" dedi."Albayrak'ın geri gelebileceği sözleri son günlerde yeniden gündemde" diyen aynı kaynak Enerji Bakanlığı ile ilgili bir atama tahmin edildiğini söyledi.Albayrak'ın ekonomi tarafında bir görev almasını beklemediğini söyleyen aynı kaynak şöyle konuştu:"Çünkü ekonomi tarafı anketlerde en çok şikayet edilen alan. Damat olmanın getirdiği bazı eleştiriler de var. Yeniden ekonomi bakanı olmasının bir seçenek olduğunu düşünmüyorum. Elvan-Ağbal uyumu sonuç verdi. Kongre ile süreç şekillenir. Kabine ya da partide görev alabilir. Ama birçok hassas denge var. Erdoğan için de kolay bir karar değil."Albayrak'ın görevden ayrıldığı Kasım 2020 öncesinde uygulanan alışılagelmişin dışındaki politikalarla TCMB kendine ait rezervlerinin büyük bölümünü kaybetmişti. Bankacıların hesaplamasına göre TCMB ilgili iki yılda yaklaşık 128 milyar dolar rezerv kaybı yaşadı. TCMB'nin rezervlerindeki kayıp lokal bankalarla gerçekleştirilen swaplar nedeniyle brüt rezervlere aynı ölçüde yansımadı.Kaynak: Reuters cumhuriyet.com.trCezaevlerindekiçıplak arama Meclis raporlarındançıktı
Cezaevlerindeki çıplak arama Meclis raporlarından çıktı Siyasetin gündemindeki "Çıplak arama"yı aslında TBMM de kabul etmişti. 2019'da TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun hazırladığı cezaevi inceleme raporlarında çıplak arama yapıldığı belirtiliyor. Cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülere yönelik ''Çıplak arama'' uygulaması son günlerde siyasetin öncelikli tartışmalarından biri haline geldi.Muhalefet bu uygulamanın kaldırılmasını talep ederken iktidar ise Türkiye'de çıplak aramanın bulunmadığını öne sürdü.Geçen aylarda yine bu konu gündemdeyken bir açıklama yapan AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, ''Türkiye'de çıplak arama olduğuna asla inanmıyorum, yok böyle bir şey'' demişti. Bu sorunun, Türkiye gündemine gelmeden çok önce Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından da saptandığı gün yüzüne çıktı.“ÇIPLAK ARAMA” CEZAEVİ İNCELEME RAPORLARINDA YER ALDIIndependent Türkçe’den Cihat Arpacık’ın haberine göre, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 2019 yılında bazı cezaevlerini ziyaret ederek incelemelerde bulunmuş ve tespitlerini birer rapor haline getirmişti. Milletvekillerinden oluşan Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 6 Eylül 2019'da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nu gitti.İncelemelerin ardından hazırlanan ve komisyona iletilen raporda cezaevinde çıplak arama yapıldığı ifade edildi. “ELAZIĞ CEZAEVİ’NDE BENZER ŞİKAYETLER”Aynı tespit, Elazığ Cezaevi için hazırlanan raporda da yer aldı.Elazığ ile ilgili hazırlanan TBMM raporunda, tutuklu ve hükümlülerin, "Bir saat olan açık görüşlerin 30 dakika ile sınırlandırıldığı ancak fiili olarak 20-25 dakika açık görüş yapılabildiği", "Görüşe gelenlerin çıplak aramaya tabi tutulduğu ve kötü muameleye maruz bırakıldıkları" gibi şikayetlerde bulundukları belirtildi.“DİYARBAKIR KADIN CEZAEVİ’NDE ÇIPLAK ARAMA”Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda yapılan incelemede benzer şikayetlerin yer aldığı vurgulandı.Bu durum rapora şu ifadelerle girdi: ''Aramalarda insan onuru ile bağdaşmayan uygulamaların yapıldığı, çıplak aramaların yapıldığı, kurum içerisinde veya kampüs içerisinde bir yere gidip gelirken dahi hükümlü ve tutukluların çok sıkı aramalara tabi tutuldukları…'' cumhuriyet.com.tr