Turkish News Agency - TNA - THA

Turkish News - Türk Haber Ajansı - Haberler

Friday, 04.04.2025, 01:10 AM (GMT)

News - Haberler

TunçSoyer:Öncelikli meselemiz tarım

Tunç Soyer: Öncelikli meselemiz tarım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in üç günlük Bakırçay Havzası turu Dikili’den başladı. İlçe muhtarlarıyla bir araya gelen Başkan Soyer, ilçenin içme suyu kapasitesini artıracak ve evsel atık su sorununu çözecek yeni yatırımları duyurdu. "İzmir Tarımı" vizyonunu anlatan Soyer, "Öncelikli meselemiz tarım. Bir yandan ilçelerimizin altyapı eksikliklerini gidereceğiz diğer yandan tarıma destek olacağız " dedi. İzmir Tarımı vizyonu ile kuraklığa ve yoksulluğa çare üretmek için yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in havzalar bazında başlattığı geziler devam ediyor. Ocak ayında Beydağ, Ödemiş ve Bayındır’ı kapsayan Küçük Menderes Havzası’nda “Başka Bir Tarım Mümkün” sloganıyla İzmir Tarımı projesini anlatan ve yatırımları inceleyen Başkan Tunç Soyer,  sel felaketi nedeniyle ertelenen üç günlük Bakırçay Havzası turuna bugün başladı./Archive/2021/2/23/174126411-3.jpgİLK DURAK DİKİLİDikili Belediyesi Sosyal Tesisleri'nde ilçedeki muhtarlarla bir araya gelen Başkan Soyer,  talepleri dinleyerek tek tek not aldı, yapılacak çalışmalar hakkında bilgi verdi. 27 muhtarla yapılan toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, CHP PM üyesi Hasan Efe Uyar, CHP Dikili İlçe Başkanı Hasan Altıparmak, İYİ Parti Dikili İlçe Başkanı Yakup Pınar’ın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi genel sekreter yardımcıları Eser Atak, Yıldız Devran, Ertuğrul Tugay, İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, İZSU Genel Müdürü Aysel Özkan, İZSU Genel Müdür yardımcıları Gürkan Erdoğan, Ali Hıdır Köseoğlu, Onur Demirci, ESHOT Genel Müdür Yardımcısı Kader Sertpoyraz ve daire başkanları katıldı./Archive/2021/2/23/174127865-1.jpg"SU SIKINTISI SONA ERECEK"Toplantının açılışında konuşan Başkan Soyer, muhtarların demokrasi zincirinin ilk halkası olduğunu belirterek, belediyenin tüm üst düzey bürokratlarıyla muhtarları buluşturan bu toplantılara büyük önem verdiğini belirtti. Başkan Soyer muhtarların taleplerini dinlemek ve çözüm bulmak için Dikili'de olduklarını söyleyerek ilçede yapılacak önemli altyapı yatırımlarına ilişkin de bilgi verdi. İZSU Genel Müdürlüğü'nün Dikili’nin altyapısını geliştirmek için yaptığı yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini belirten Soyer, "İZSU ilçenin yaşam kalitesini yükseltmek ve altyapı sorunlarını hızla çözmek için yoğun bir çalışma sürdürüyor. Dikili'nin su sorununu çözmek için yeni su kuyularını devreye aldık, yeni kuyuları da hizmete alacağız. 15,6 milyon liralık yatırımla Çandarlı İçme Suyu Göleti'nin suyunu arıtacak içme suyu arıtma tesisimizin yapımı sürüyor. Tesis Haziran ayında tamamlanacak ve böylelikle Çandarlı'nın mevcut içme suyu kapasitesinde bir o kadar daha artış olacak" diye konuştu./Archive/2021/2/23/174124130-4.jpgSoyer, Dikili'ye kuracakları ileri biyolojik atık su arıtma tesisiyle bu bölgenin en önemli sorunlarından biri olan evsel atık su sorununu çözeceklerini söyleyerek, "Kanal meselesi bu bölgenin on yıllardır süren sorunu. Süreçleri hızlandırarak takip ettik. Ciddi bir yatırım yaparak bütün bölgenin atık sularını toplayacağız. 210 kilometre uzunluğunda da kanal yapacağız. Tesisimizi 2023 yılında hizmete almayı planlıyoruz" dedi.Başkan Soyer, Küçük Menderes Havzası'ndaki üreticilere yönelik verdikleri alım garantisinin Bakırçay Havzası için de geçerli olduğunu dile getirdi. Geçen yıl ürün alımları için ödedikleri 144 milyon lirayı bu yıl 348 milyon liraya çıkaracaklarını aktaran Soyer, şunları söyledi: "Dikili'de su sıkıntısı gündeme geldi. Yanlış tarım politikaları yüzünden su giderek azalıyor, derine iniyor. Çünkü suyu hoyrat kullanıyoruz. Suyu tüketmeyecek ürün deseni, tasarruflu sulama tekniklerini kullanmıyoruz. İzmir Tarımı vizyonu doğrultusunda küçükbaş hayvancılığı artırıp, suyu az tüketen üreticilere teşvik vereceğiz. Sizden alabildiğimizden daha fazlasının satışının garantisini vereceğiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin satın alacağı kestanenin,  peynirin bir sınırı vardır ama sizin üretiminiz daha fazladır. Onu da satmanızı taahhüt edeceğiz. Ne üretiyorsanız bedeli karşılığında satın istiyoruz. Kimse sizin emeğiniz üzerinden para kazanmasın istiyoruz.""GENÇLER KÖYLERİNDE DOYACAK"Kuraklıkla ve yoksullukla mücadele edeceklerini aktaran Soyer, konuşmasını şöyle tamamladı:"Gençler köylerde durmuyor deniyor. Halbuki toprağından kazandığıyla hayatını geçirebileceğini bilse o çocuklar bu köyden ayrılmaz. Bunun tek bir yolu var. Bu da bizim üretime destek olmamızdan geçiyor. Sizin ürününüzü artıracak, onun bedelini almanızı sağlayacak ne gerekiyorsa yapacağız.  Yol,  su,  köprü zaten bizim aslı görevimiz ama bunlar yetmez.  Sizin üretmeye devam etmeniz lazım. Ürettiğinizi pazarlamanıza destek olacağız. Kısa bir süre sonra hizmete girecek Sasalı Tarımsal Araştırma Enstitümüzde ARGE ve ihracat birimi bu doğrultuda çalışacak. Tarım sadece toprakta başlayıp biten bir şey değil. Üreticinin ürününün pazarlanması, ambalajı, tasarımı, ihracatla buluşturulması lazım. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz hem yoksullukla hem kuraklıkla mücadele devam edeceğiz.  En öncelikli mes elemiz tarımdır. Tarıma sahip çıkacağız. Yerli ırklara, tohumlara sahip çıkacağız. Çocuklarınız oturdukları yerde, çalıştıkları toprakta ekmeklerini kazanmaya devam etsinler istiyoruz.  Atamız 'Köylü milletin efendisidir' demiş. Biz de köylüyü milletin efendisi yapana kadar bu mücadeleye devam edeceğiz. Bir yandan altyapı eksikliklerini gidereceğiz, bir yandan da üreticimizin alın terinin hakkını alacağı bir tarım politikasını yerelden harekete geçireceğiz." İZMİR / Cumhuriyet

Şenol Güneş: Hedefimiz dünya kupası

Şenol Güneş: Hedefimiz dünya kupası A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. A Milli Takım Teknik Direktörü şenol Güneş, TRT Spor'a önemli açıklamalarda bulundu. Deneyimli teknik adam, "Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası'na katılmak çok önemli. Birincisini yaptık, şimdi sırada Dünya Kupası var." dedi."TRİBÜNDE SEYİRCİ OLMAYINCA TADI TUZU OLMUYOR""Tribünlerde seyirci olmayınca işin tadı, tuzu yok. Sadece bizde değil tüm dünyada böyle. Futbol insanların nefes alma alanıdır. Böyle dönemlerde onları izleyerek günlerini daha hoş hale getirmeye çalışıyorlar. İnşallah en kısa dönemde pandemi biter ve daha güzel maçlar izleriz.""HEDEFİMİZ DÜNYA KUPASI""Avrupa Şampiyonası'na gitmeyi başardık. Arkasından Uluslar Ligi'nde kötü bir dönem geçirdik. Lider olacakken sonuncu olduk. Son 3 ayda beklediğimizin altında sonuçlar aldık. Mart ayında başlayacak maçları heyecanla bekliyoruz. Mart'ta oynayacağımız 3 önemli milli maçımız var. Şimdi o maçlara hazırlanıyoruz. Biz ülkedeki futbolun en tepesindeyiz. Ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek görevimiz. Avrupa Şampiyonası ve Dünya Kupası'na katılmak çok önemli. Birincisini yaptık, şimdi sırada Dünya Kupası var.""HOLLANDA MAÇINI ATATÜRK OLİMPİYAT STADI'NDA OYNAYACAĞIZ""Türk futbolu geçmiş yıllara göre daha iyi durumda. İmkanlara göre hatalarımız var ama birçok alanda daha iyi durumdayız. Yeterli mi? Değil. O yüzden bu şampiyona önemli. Avrupa Şampiyonası'nda kendimizi göstereceğiz ama daha da önemlisi Dünya Kupası'na katılmak. Zorlukları biliyoruz. Grubumuzda FIFA sıralamasında 14. sırada olan Hollanda ve 44. olan Norveç var. İkisi de yükselen değer. Hollanda maçını 24 Mart'ta İstanbul'da Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynayacağız. İkinci maç olan Norveç maçının nerede oynanacağı henüz belli değil. İki maçtan 6 puan alırsak çok güzel olur ama 4 puan alırsak da iyi olacağını düşünüyorum. Tüm rakiplerimizin analizlerini yaptık. Kendi takımımıza da bakacağız.""ARAMIZA YENİ OYUNCULAR GELEBİLİR""Kadromuz aşağı yukarı belli. Oynayan oyuncularımızın büyük bölümü yine olacak. Son durumlarını takip ediyoruz. Hedeflerimizi anlattık, analizlerimizi onlara bildirdik. Oyuncularımızın kendilerini daha iyi hazırlayabilmeleri için önceden derslerine iyi çalışmaları gerekiyor. Rakipleri iyi tanıyarak, son durumlarına göre analizlerimizi tamamlayarak maçlara çıkacağız. Aramıza yeni katılacak oyuncular da olacak. Gelecek olan oyuncunun, mevcut oyuncuyu geçmesi gerekiyor. İhtiyaç olduğu zaman zaten yeni isimler alınıyor. Kaleci olarak Mert var, Uğurcan, Altay, Berke var. Oyuncularımız var. Mevcutta iyi olan oyuncuların dalgalanmaları olabilir. Uzun süre formsuzlukları devam ederse elbette yer değiştirme olabilir.""CENK TOSUN GİDERKEN ÜZÜLMÜŞTÜM""Cenk giderken üzülmüştüm. Oynuyordu. Gidip oynayamadığında daha çok üzüldüm. Büyük paraya gitti, sakatlıklar oldu. O şanssızlığı oldu. Türkiye'ye gelmesi onun da motivasyonunu artırır diye düşünüyorum, oynaması önemli. Ozan, Liverpool'a gitti. Çok iyi bir transfer. Orada da iyi, kötü maçları olacak. Yavaş yavaş öğrenecek, kendini geliştirecek. Şampiyonlar Ligi'nde başarılı bir performans gösterdi, ligde biraz sıkıntı yaşadı. Bunlar olacak. Bu Yusuf, Hakan, Burak için de geçerli.""ULUSLARARASI ALANDA BAŞARILI OLMAK İÇİN ÜRETİM ŞART""Galatasaray'ın UEFA Kupası şampiyonluğu, Fenerbahçe'nin Zico dönemi Şampiyonlar Ligi performansı, benim zamanımda Şampiyonlar Ligi'nde aldığımız sonuçlar. O gruptaki Lyon, Leipzig ve Porto hala devam ediyorlar ve bütçeleri artıda. Bizimkiler öyle değil. Uluslararası alanda başarılı olmamız için üretim yapmamız gerekiyor. Yarışırken üretimi unutuyoruz. Ben de bir kulüpte hoca olsam, yerli-yabancı bakmam. En iyi 11'i çıkarırım. Ama siz öyle bir sistem kuracaksınız ki, takımdaki genç oyuncu formayı kapacak." cumhuriyet.com.tr

Kripto parada düşüşdevam ediyor: 359 Milyar dolar buharlaştı

Kripto parada düşüş devam ediyor: 359 Milyar dolar buharlaştı Önceki gün 58.330 bin dolarla rekor kıran Bitcoin 47.652 dolara düştü. Son 24 saatteki düşüş yüzde 15'i aştı. Yüzde 22 değer kaybeden Ethereum ise yeniden 1.500 doların altına indi. İlk 100'deki kripto paraların 95'inde son 24 saatte değer kaybı yaşandı. Pazar gecesinden bu öğlene kadar, 40 saatte kripto paraların toplam piyasa değeri 359 milyar dolar düşerek 1 trilyon 407 milyar dolara geriledi. /Archive/2021/2/23/160937512-kripto-para-ethereum.jpgKripto para piyasasında yaşanan hızlı düşüşün ardından kritik bir güne girildi. Dün gece ve bu sabaha karşı zaman zaman 50.000 doların altına gerileyen Bitcoin güne 51.150 dolar civarında başladı.Öğlen saatlerinde ise 47.652 dolara geriledi. Günlük düşüş yüzde 15'i aştı. Bitcoin önceki gün 58.330 dolarla tarihi zirvesine ulaşmıştı. Son düşüşle berbaer Bitcoin'in toplam piyasa değeri de yeniden 1 trilyon doların altına geriledi.Haftasonu ilk kez 2.000 doların üzerine tırmanan Ethereum da TSİ 12.30 itibarıyla günlük yüzde 22.3 gerilemeyle 1.464 dolara düşmüş durumda.DOGECOİN YÜZDE 21 DÜŞTÜPiyasa değeri bakımından ilk 100'de bulunan kripto paraların 95'i son 24 saatte değer kaybetti. Son dönemin konuşulan paraları Dogecoin yüzde 21, Binance Coin ise yüzde 24 düştü.İlk 100'de günlük olarak en dikkat çekici yükseliş yüzde 14 ile Solana'da kaydedildi.Kripto paraların toplam piyasa değeri pazar akşamı 1 trilyon 766 milyar dolarla rekor kırmıştı. Toplam değer bu sabah itibarıyla 1 trilyon 407 milyar dolara geriledi. Yani yaklaşık 40 saatte 359 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Bu düşüşün 201 milyar doları Bitcoin'den geldi.Pazar günkü zirvenin ardından çok sert bir düşüş yaşansa da eğer zirveden alım yapmadılarsa yatırımcılar için henüz ortaya çok da kötü bir tablo oluşmadı. Bitcoin 2021 yılına 29.000 dolardan başlamıştı. Yani dolar bazında bu yıl yatırımcısına yüzde 64 civarında getiri sağlamış durumda. cumhuriyet.com.tr

HSBC'nin maliyetleri düşürme planı: Ofis ağınıyarıya indirecek

Türkçe Haberler En Son Başlıklar HSBC'nin maliyetleri düşürme planı: Ofis ağını yarıya indirecek HSBC bugün açıklanan revize edilmiş maliyetleri düşürme planının bir parçası olarak dünya genelinde ofis alanlarını uzun vadede neredeyse yarıya indirmeyi hedefliyor. /Archive/2021/2/23/134129565-hsbc.jpgHSBC'nin planı, koronavirüs salgınının şirketleri çalışma şekillerinde büyük değişiklikler yapmaya ittiğine de işaret ediyor.Yıllık sonuçlarının açıklanmasının ardından düzenlenen analist sunumunda, HSBC fazla detay vermeden ofis ağını uzun vadede %40 azaltmak istediğini açıkladı.HSBC, koronavirüs nedeniyle yıllık kârında yaşadığı sert düşüşün ardından özellikle Asya'da varlık yönetimine odaklanacak revize edilmiş stratejisini duyurdu.Kaynak: Reuters cumhuriyet.com.tr

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuşuyor

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP grup toplantısında konuşuyor CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından öne çıkan satır başları:"19 YILDA BUHRAN NOKTASINA NASIL GELİNDİ?"Bir gerçeği hepimiz görüyoruz ve bir gerçeğin tanığıyız hepimiz. 19 yıldır ülkeyi yöneten bir siyasal iktidar Türkiye'yi bugün hangi noktaya taşıdı? Her birimizin hangi partiden olursak olalım, hangi görüşten olursak olalım ülkemizi seviyorsak, bayrağımızı, insanımızı seviyorsak ve bu güzel ülkede huzur içinde yaşamak istiyorsak bunun sorgulanması lazım; ne oldu da 19 yılın sonunda Türkiye ekonomik ve sosyal buhranla karşı karşıya.Hangi ekonomik ve siyasal tercihler Türkiye'yi buraya taşıdı? Bu ekonomik ve siyasal tercihler alınırken Cumhuriyet Halk Partisi'nin pozisyonu ve diğer partilerin pozisyonu neredeydi? Hangi siyasi parti dediğim dediktir mantığıyla Türkiye'yi bu noktaya getirdi? Eğer ülke bir ekonomik buhranla karşı karşıya ise, 19 yılın sonunda milyonlarca kişi işsiz ise, milyonun üzerinde üniversite mezunu iş bulamıyorsa, üniversiteyi bitiren kadınlar evde temizliğe gitmek zorunda kalıyorsa oturup düşünmek zorundayız. 19 yılda ne oldu da Türkiye bu hale geldi? AYRINTILAR GELİYOR... cumhuriyet.com.tr

Ege'nin otlarıkuşaktan kuşağa aktarılıyor

Ege'nin otları kuşaktan kuşağa aktarılıyor Ege mutfağının temelini otlar oluşturuyor. Yöresel lezzetlerin ilk sırasında yer alan devetabanından turp otuna, labadadan ebegümecine kadar yüzlerce ot Datça'da yetişiyor. Kırlarda, çayırlarda ve sahilde yetişen otlar, genç nesillere aktarılarak, yüzlerce yıldır yemek olarak tüketiliyor. Datça'da ocak ayından nisan ayı sonlarına kadar pek çok ot yetişiyor. Mevsimine göre toplanan otlar temizlenip, ayıklandıktan sonra kimi zaman pişirilerek kimi zaman çiğ haliyle derin dondurucularda depolanıp yıl boyu tüketiliyor. İlçede turizm sezonu boyunca yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği otlar, restoran ve lokantaların yanı sıra Datçalıların sofralarının da vazgeçilmezlerı arasında bulunuyor. Datça'da yetişen yüzlerce ot çeşidi arasında devetabanı, labada, ebegümeci, kazayağı, gışıyak, acıca, turp otu, zemperlik (gelincik), dallampa veya dalleme (papatya sapı), tilki otu, gara gazıyak, sarı ot, kişniş, iğnelik, çeti otu (karahindiba), dılan (ısırgan otu) ön sıralarda yer alıyor./Archive/2021/2/23/133545444-2.jpg'OTLAR, BAHARIN MÜJDECİLERİDİR'Datça'nın kırsal Reşadiye Mahallesi'nde yaşayan ev kadını Tennur Balcı (53), Datça Yarımadası'nın zengin bitki çeşitliliğine sahip olduğunu söyledi. Kentin doğal ortamında yetişen otların salata ve kavurmalar başta olmak üzere meze ve böreklerde kullanıldığını belirten Balcı, "Datça'da otlar baharın müjdecisidir. Sofralarımızın olmazsa olmazıdır. Hem salatalar hem de yemeklerde kullanırız. Özelikle kavurma yaparız. Pirinç ve bulgurla da pişirilir. Turp otunu meze ve salatalarda kullanır, çorbalarımızın yanında servis yaparız. 'Gara gazıyak' adını verdiğimiz otların böreği çok lezzetli olur. Sarı ot ise şifa deposudur. Mide ve bağırsaklara iyi geldiği bilinir. 'Gışıyak' isimli otumuzun ise yemeğini yaparız. Kavururuz, yumurtalısı çok güzel olur. Arapsaçı (rakı otu) ise hem sütle kavrulur hem de kuzu etli yemeği olur" dedi./Archive/2021/2/23/133538616-4.jpg‘KUŞAKTAN KUŞAĞA AKTARILAN BİR KÜLTÜR’Datça Özcan Yılmaz Anadolu Otelcilik Turizm Meslek Lisesi mezunu, evli ve bir çocuk annesi Gözde Yarımağa (26), mutfağında otun büyük bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Datça ot yemeklerinin geçmişten günümüze kadar uzanan bir kültürün izlerini taşıdığını belirten Yarımağa, "Ot, bize büyüklerimizden kalan bir miras. Geçmişte ninelerimizden, annelerimizden bize kadar uzanan ot serüveninin, gelecek kuşaklara da taşınacağını umut ediyorum. Çünkü Datça'mızın doğası, otların yetişmesi için çok elverişlidir. Her yerden adeta ot fışkırıyor. Biz de gençlere otları tanıtıyoruz" diye konuştu./Archive/2021/2/23/133544366-5.jpg'40’INA KADAR KEÇİYİ SONRA KEÇİNİN YEDİĞİNİ YİYECEKSİN’Datça Belediyesi Hızırşah Kültür Evi Sorumlusu Arkeolog Okan Özalp ise Datça'da, Yörük kültürünün halen yaşatıldığına dikkat çekti. Özalp, "Datça'daki dağlar, Torosların sonudur. Dolayısıyla Yörük kültürü halen yaşatılıyor. Datçalılar ve Yörüklerin, ortak bir deyimleri var: '40'ına kadar keçiyi yiyeceksin. 40'ından sonra ise sağlıklı yaşayabilmek için keçinin yediğini yiyeceksin' derler. Datça aynı zamanda geçmişte antik dönemde, Knidos'ta tarihte ilk farmakolojik yani ecza biliminin merkezleri bulunuyor. O dönemin hekimleri ki Kos'ta Hipokrat dahil bu bölgeye gelip, dünyanın dört bir yanından topladıkları otları bu topraklara ekmişler. 2 bin 500 yıldır var olan ve günümüze kadar ulaşan bu otlar iklimin müsait olması nedeniyle bu coğrafyayı benimsemişler.  Binlerce yıl önce otlar ecza biliminde kullanılmış ve ilaç elde edilmiş" dedi./Archive/2021/2/23/133540538-1.jpg (DHA)

Doç. Dr. Eser: Akciğerlerin 'tuvalet temizliği' için günde 10 bin adımöneriyoruz

Doç. Dr. Eser: Akciğerlerin 'tuvalet temizliği' için günde 10 bin adım öneriyoruz DOÇ. Dr. İrfan Eser, özellikle Covid 19 hastalığında hayati önem taşıyan akciğerlerin kapasitesini attırmak ve temizlemek için günde 10 bin adım atmanın önemini vurguladı. Doç. Dr. Eser, 'akciğer tuvalet temizliği' adı verilen bu egzersizin yanı sıra, derin nefes çekme ve balon şişirmenin de akciğerlerin kapasitesini artırdığını kaydetti. Özel bir hastanenin Göğüs Cerrahi Kliniği’nde görev yapan Doç. Dr. İrfan Eser, Covid 19 hastalığında akciğer kapasitesinin önemini vurgulayarak, hastalığın ilk yerleşim yerinin boğaz ardından akciğerler olduğunu hatırlattı. Covid 19 virüsü tarafından akciğerlerde tutulan alanlarda viral pnömoni (zatürre) geliştiğini ifade eden Doç. Dr. Eser, bu durumda akciğerlerin normal görevini yerine getiremediğini söyledi. Doç. Dr. Eser, “Covid 19, akciğerlerde ne kadar yer tutarsa, o kadar alan oksijen ve karbondioksit değişimini yapamıyor. Covid 19 tutulumu ne kadar fazlaysa oksijen- karbondioksit değişimi o kadar az olacağından hastalığın gidişatı kötü etkileniyor. Akciğer tutulumu yüzde 40’ın üzerindeyse, hastanın durumu ölüme kadar gidebiliyor" dedi.NORMAL OKSİJEN BASINCI 80 İLE 100 MM ARASINDASağlıklı bir insanda kandaki normal oksijen basıncının 80 ile 100 mm arasında seyrettiğini anlatan Doç. Dr. İrfan Eser, bu basıncın azaldığı durumlarda dokulara yeterince oksijen gitmediğini belirtti. Dokuların oksijen ihtiyacının her dokuya göre değiştiğini de vurgulayan Doç. Dr. Eser, organların oksijensizliğe dayanıklılık sürelerini ise şöyle aktardı:“En hassas organımız olan beynimizin oksijensizliğe dayanıklılık süresi yaklaşık 2 ile 5 dakika arasındadır. 5 dakikadan fazla durumda geri dönüşümsüz sıkıntılar meydana gelir. Kalbimizin oksijensizliğine dayanıklılık süresi yarım saat, kaslarımızın ise 8 saat civarındadır. Her organın oksijensizliğe dayanıklılığı değişir ama şu kesin ki her organın oksijen ihtiyacı mevcuttur. Bu oksijen ihtiyacı da atardamar kan gazı ile sağlanmaktadır. Kandaki oksijen seviyesi Covid 19 hastalığında daha da önemli. Kandaki oksijen miktarının 80’in altına düştüğü her durumda sıkıntılar meydana gelir. Özellikle 60’ın altına düştüğünde orta derecede, 50’nin altına düştüğünde ise yüksek derecede risk teşkil etmektedir."DERİN NEFES ÇEKME, BALON ŞİŞİRME VE YÜRÜYÜŞEn hayati organlardan biri olan akciğerlerin kapasitesini artırmak için çeşitli önerilerde bulunan Doç. Dr. Eser, “Akciğerlerin kapasitesi, solunum fizyoterapisi dediğimiz derin nefes çekme ve üfleme egzersizi ve yürüyüşle genişletilebilir. Derin nefes çekme, balon şişirme gibi egzersizlerin yanında en önemlisi günde 10 bin adım atmaktır. Bu egzersizler, akciğerlerin hava yollarının açık kalmasını sağlar, akciğerleri temizler. Biz buna ‘akciğer tuvalet temizliği’ diyoruz" şeklinde konuştu.Uyku sırasında akciğerlerde sekresyon (sıvı, balgam) biriktiğini ve akciğerlerin uyku sırasında kendini temizleyemediğini ifade eden Doç. Dr. Eser, “Gün içindeki bu egzersizlerle akciğerlerdeki sekresyon rahatlıkla atılır. Günde 10 bin adım, akciğerlerin kapasitesini artıran ve kan gazı değişimini de zinde tutan bir egzersizdir. Bu egzersizleri amfizem hastaları dışında herkese öneriyoruz" dedi. DHA

Kesimoğlu resmen CHP'de

Kesimoğlu resmen CHP'de Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, CHP’ye geri döndüğünü açıkladı. Kesimoğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde CHP’den istifa etmişti. Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, CHP’ye geri döndüğünü açıkladı. Kesimoğlu, 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde CHP’den istifa etmişti.Resmi Twitter hesabından açıklamada bulunan Kesimoğlu, Kırklareli halkı ile temaslarda bulunduğunu ve yoluna CHP ile devam etmeye karar verdiğini belirtti. Kesimoğlu, "Ülkemin mutluluğunu da kurucu değeri de Cumhuriyet Halk Partisi'nde görüyorum. Bugünden itibaren yoluma CHP üyesi olarak devam edeceğimi duyuruyorum" dedi.Mehmet Siyam Kesimoğlu'nun açıklaması şöyle:/Archive/2021/2/23/132542762-eu5vztkxiae-4ik.jfif cumhuriyet.com.tr

Ağaoğlu'ndan Avcıaçıklaması: Keşke demek tarzım değil

Ağaoğlu'ndan Avcı açıklaması: Keşke demek tarzım değil Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu, Fanatik'e verdiği röportajda Abdullah Avcı ile yakalanan başarının perde arkasını anlattı ve gelecek hedefini açıkladı Trabzonspor'un Abdullah Avcı ile beraber yakaladığı çıkıştan bahseden Ahmet Ağaoğlu, "Abdullah Avcı ise geldiğinde yaptığımız ilk konuşmada, sıkışık takvimde altyapıya çok ihtiyacımız olacağını ve kadroyu geniş tutmanın doğruluğunu anlattı. Gelir gelmez hemen 6 oyuncuyu A takıma aldı. Faruk Can var, Hakan Yeşil var, kaleci Kağan var bunların içinde. Fiziksel düşüşler, korona sıkıntısı, sakatlık ve cezalılar anlamında sıkıntı olacağını öngördü hoca. Ve hep gençleri hazır tuttu. Bugün Faruk Can ilk maçında sol bekte sırıtmadıysa, genç Kağan gol yemeden hatta kritik kurtarış yaparak öne çıktıysa burada teknik heyetin öngörüsü ve öncesindeki büyük hazırlığı var. Trabzonspor’un gençlerine güvenen, altyapısına inanan ve bu şehrin felsefesini benimseyen hocaya da her zaman büyük saygı duymak lazım" dedi.'Keşke en başında Abdullah hocayla başlasaydık diyor musunuz?' sorusunu yanıtlayan Ağaoğlu, "Keşke demek tarzım değil. Keşkelerin üzerinden hiç gitmedim hayatımda. Çünkü geçmişi revize etmek mümkün değil. Değiştiremediğin şeyin de kimseye faydası yok. Şunu diyorum, iyi ki böyle bir hocamız var, iyi ki anlaşmışız. İyi ki böyle bir oyuncu grubumuz var. İyi ki Trabzon’da doğmuşum ve Trabzonsporluyum. Her zaman hatalar olmuştur, olacaktır. Bizim görevimiz iyi niyetli şekilde, en iyisini yapmaya çalışmak. Yöneticinin görevi sıkıntılı periyotta yanlışı çözmek. Yönetici arkadaşlarımla da hep şunu konuştuk: “Ekonomik ve sportif anlamda her şey doğru gitse, sürekli kupalar kazanılsa bize zaten ihtiyaç yok" dedi.Yaklaşan Fenerbahçe maçı ile ilgili de konuşan Ağaoğlu, "Fenerbahçe maçının bizim için diğer maçlardan bir farkı yok. Trabzonspor her zaman sahaya kazanmak için çıkar ve evinde de her zaman avantajlı taraftır. Daha önce nasıl hazırlandıysak, öyle hazırlanacağız. Futbolun aktörleri teknik adamlar ve futbolculardır. Trabzonspor’un hocası da oyuncuları da sahada konuşuyor zaten. Biz de yönetim olarak ödemeleri zamanında hatta bazen zamanından önce yaparak uygun ortamı oluşturmaya çalışıyoruz. Buna hep dikkat ettik. Diğer konuya gelirsek... Yönetimler gelir geçer. Biz bugün varız, yarın yokuz. İstikrar önemlidir. İnandığınız, güvendiğiniz bir hoca ve teknik heyetle sonuna kadar gitmeniz gerekir. Belki bir zıplarsınız tavana değemezsiniz, ikincide denersiniz olmaz ama bir gün zıplarsınız, tavanı deler öbür tarafa geçersiniz. Şampiyonluk ne zaman gelir belli olmaz. Ama Trabzonspor hep o yarışın içinde olur ve bunu sürdürür. Bir gün ise o tavanı deler, ötesine de gider. Gitmemesi için hiç bir neden yok" diye konuştu. cumhuriyet.com.tr

Hapisteçöpçatan uygulamasıyla dolandırıcılık yapan hükümlü: 'Daha yaşlıkadınlarıtercih edip,çaresizlik arıyordum'

Hapiste çöpçatan uygulamasıyla dolandırıcılık yapan hükümlü: 'Daha yaşlı kadınları tercih edip, çaresizlik arıyordum' İngiltere'de son bir yılda çöpçatan uygulamalarında hedef seçilen kadınlar, yaklaşık 70 milyon sterlin dolandırıldı. Hapisteyken, kaçak soktuğu cep telefonuyla kadınları dolandıran bir hükümlü, taktiklerini BBC'ye anlattı. Getty Images"Açıkçası dünyanın en kolay para kazanma yöntemlerinden biri. Elinde bir kız varsa ve çalışıyorsa, neden para göndermesini istemeyeceksin ki? En iyisi de avukatlar."Jamie (gerçek adı değil) 20'li yaşlarının başlarında.Son birkaç yıldır, genelde kendisinden çok daha yaşlı, aşk arayan kadınları dolandırarak para kazandı.Jamie bunu, başka bir suçtan yattığı hapishaneden, sakladığı kaçak bir cep telefonunu kullanarak yaptı.Geçtiğimiz günlerde salıverilen Jamie, BBC Radyo 4'teki File on 4 programına anlattı.Bu dolandırıcılığı tekrar yapmayacağını söyleyen genç adam, kullandığı taktikleri ifşa edip, diğerlerini uyararak nedamet getirmek istediğini söylüyor.'Bu bir işti'Jamie "Biraz son çare gibiydi. Ne kadar kolay olduğunu görmüştüm" diyor ve ekliyor:"Bir kızdan en aldığım en çok para 10 bin sterlindi. Her hafta bana 100, 200 sterlin yolluyordu. Adını unuttum, bunu bir ilişki olarak görmüyordum. Bu bir işti."Jamie, kurbanlarının ihbarından sonra hesaplarının bloke edildiğini ama dolandırılıklarından hiç ceza almadığını söylüyor. İnsanlara kendileriyle temas eden ve para isteyen çok daha genç ya da "daha yakışıklı" erkeklere dikkat etmelerini söylüyor. Özellikle de hiç şahsen görüşmedilerse...Jamie çöpçatan uygulamalarında yalnız olduğunu ve diğerlerinden pek ilgi görmediğini düşündüklerini bulmaya çalışarak hedeflerini seçtiğini anlatıyor. Teorisine göre böyle kadınlar, bağlantıyı kopartmamak için "her şeyi yapmaya" daha eğilimli oluyor.Gerçek fotoğraflarını kullandığını anlatan Jamie, görünüşünün kurbanlarını ağına düşürmeye yardımcı olduğuna inanıyor:"Daha yaşlı kadınları tercih edip, çaresizlik arıyordum."Anahtar kelimeler 'Sadece mutluluk istiyorum" veya bunun gibi şeyler olurdu. Başta kendimi ağırdan satardım, yanıt verirse, fotoğraflarıma ilgi gösterdiğini anlardım."Ondan sonra oyunumu oynamaya başlar, 'Seninle çocuğum olsun istiyorum' gibi rüyalar satardım."Bana aşık olana kadar duymak istediği her şeyi söylerdim."'Aylarca mesajlaştım'Jamie, kurbanı kendisine duygusal olarak bağlanana dek, hapiste olduğunu açık etmediğini belirtiyor.Bunu söylemeden önce kadınlarla aylarca mesajlaştığını kaydediyor.Söylediğinde de hapse girme nedeninin bir şiddet suçu değil, trafik suçları olduğunu anlatıyor.İngiltere'de çöpçatan sitelerinde dolandırıcılık rekor düzeyde 2020'de yaklaşık 7 bin sözde aşk dolandırıcılığı ihbarı yapıldı.Kurbanlar geçen yıl bu yöntemle neredeyse 70 milyon sterlin kaybetti. Ancak bankacılık birliği UK Finance, koronavirüs salgını döneminde aşk dolandırıcılığıyla ilgili para transferlerinin yüzde 20 arttığını belirtiyor.BBCDi Pogson dolandırıldığını anladıktan sonra polise gitti.59 yaşındaki Di Pogson, tüm birikimi olan 40 bin sterlini bir çöpçatan uygulamasında tanıştığı birine verdi. Daha sonra dolandırıcı olduğu ortaya çıktı, aşık olduğu adam aslında yoktu.İngiltere'nin güneyinde kadınları ağlarına düşürmeye çalışan üç kişilik bir çetenin yarattığı bir profildi.Di Pogson, "Asla ama asla dolandırılamayacağımı düşünürdüm. Ama sonra 'Kevin' çıktı karşıma. Çekiciydi ve benimle ilgileniyordu" diyor ve ekliyor:"500 sterlinden az veteriner faturalarıyla başladı ama sonra miktar yavaş yavaş arttı. Param tükendiğinde bana söylemediği kalmadı. Telefonlarıma çıkmamaya başladı.""Alarm zilleri çalmaya başladı ve polise gittim."Pogson, kendisini enayi ve aptal hissettiğini söylüyor, "Çocuklarıma anlattım. Hiç tanışmadığım birine bu kadar çok para kaptırdığımı anlatmak zorunda kalmak korkunçtu" diyor.Dolandırıcılık konusunda uzman polis yetkilisi Bernadette Lauire ise geçen yıl polise ihbar edilen olayların bir çoğunun insanların kendini daha yalnız hissettiği kısıtlama döneminde olduğunu belirtiyor.Kurbanların dolandırıldıklarını, kısıtlamalar gevşetildikten sonra zanlıların buluşmamalara gitmemesiyle anlaşıldığını da sözlerine ekliyor. BBC Türkçe

Prens William’dan Prens Philip’in durumuna ilişkin açıklama

Prens William’dan Prens Philip’in durumuna ilişkin açıklama Prens William, geçtiğimiz hafta hastaneye kaldırılan büyükbabası Edinburgh Dükü Prens Philip’in sağlık durumunun iyi olduğunu söyledi. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in eşi Edinburgh Dükü Prens Philip 17 Şubat’ta kendini iyi hissetmediği için tedbir amacıyla hastaneye kaldırılmıştı. Prens William, büyükbabası Prens Philip’in durumuna ilişkin açıklama yaptı. Bir aşı merkezine yaptığı ziyaret sırasında gazetecilere açıklama yapan Prens William, 99 yaşındaki Edinburgh Dükü’nün durumunun iyi olduğunu ve gözetim altında tutulduğunu söyledi.Prens Charles da Cumartesi günü babası Prens Philip’i hastanede ziyaret etmiş ancak sağlık durumuna ilişkin açıklama yapmamıştı.Edinburgh Dükü Prens Philip, Londra’daki King Edvard VII hastanesinde tedavi görüyor. İHA

Meteoroloji'den 8 il içinçığuyarısı

Meteoroloji'den 8 il için çığ uyarısı Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan uyarıya göre, Türkiye'de 8 ilde yüksek kar örtüsünün yer aldığı dik yamaçlarda yarından itibaren çığ tehlikesi bulunuyor. Çığ uyarısı yapan iller arasında Artvin, Bitlis, Hakkari, Rize, Siirt, Trabzon, Van ve Şırnak yer alıyor. /Archive/2021/2/23/134128784-t-e-y-a-ythcnaylgfq-unsplash.jpgMeteoroloji Genel Müdürlüğü, Artvin, Bitlis, Hakkari, Rize, Siirt, Trabzon, Van ve Şırnak için çığ uyarısında bulundu. Çığ nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.Yapılan uyarıya göre, serin ve yağışlı hava kütlesinin ülkeyi terk etmesiyle yurdun doğu kesimlerinde yarından itibaren hava sıcaklıklarının ve güneşlenmenin artması öngörülüyor. Sıcaklık nedeniyle 28 Şubat'a kadar kalın kar örtüsü bulunan yüksek ve dik yamaçlardaki çığ oluşum riskinin artacağı tahmin ediliyor.Artvin, Bitlis, Hakkari, Rize, Siirt, Trabzon, Van ve Şırnak çığ uyarısı yapılan iller.Çığ nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi. cumhuriyet.com.tr




Gallery

İnternet Nasıl Çalışır

Newsletter